Dean
Koontz ismi bana çok tanıdık gelmesine rağmen kendisini hangi kitabı ile
hatırladığımı bir türlü bilemedim. Çok kitap okumanın da böyle bir sıkıntısı
var işte. Bazen kitabı görüp okuyup okumadığıma bile emin olamıyorum. Ama o
zaman da diyorum ki "Madem hatırlamıyorum, öyleyse çok da önemli bir kitap
değilmiş." :)
1945
doğumlu Amerikalı Dean Koontz'un Türkçe'ye çevrilmiş bile 35 civarı kitabı
bulunmakta. Okunması, takibi kolay bir yazar bu kitabından anladığım kadarıyla.
Benim okurken bazen şöyle bir problemim oluyor, yüzler olmadığı için eğer çok
kalabalık bir karakter kadrosu varsa kitapta bir yerden sonra inanılmaz bir
şekilde kopuyorum, çünkü kim kimdi çözemiyorum veya hatırlayamıyorum. Buradan
bütün yazar arkadaşlara da sesleneyim; senaryo yazmıyorsanız acıyın lütfen bize
:)
Koca
ilginç bir kitap. Yine öncelikle arka kapak yazısını paylaşayım;
"Aşk için neleri göze alırdınız? Uğrunda ölür ya da öldürür müydünüz?
Karın elimizde. 2 milyon dolar karşılığında ona kavuşabilirsin. Bahçıvan Mitchell RAFFERTY, kendisine kötü bir şaka yapıldığını düşünüyordu. Cep telefonu çaldığında bir müşterisinin bahçesine kına çiçeklerini dikmekle meşguldü. Ama şimdi pırıl pırıl bir yaz günü, o sıradan banliyö mahallesinde olduğu yerde kalakalmış, o güne dek hiç yaşamadığı kâbus dolu bir telefon konuşması yapıyordu. Hattın diğer ucundaki her kimse oldukça ciddiydi. Mitch’in karısı elindeydi ve ona sağ salim kavuşabilmesi için istediği bedeli söylüyordu. Mitch’in bu miktarda bir parayı denkleştiremeyeceği arayan kişinin umrunda değildi. Mitch ne yapıp edip o parayı bulmalıydı. Tabii eğer karısını seviyorsa... Gerilimli bir başlangıçtan, heyecanın zirveye tırmandığı bir finale dek “Koca”, sayfaları çevirdikçe ortaya çıkan gelişmeleri, şok edici her detayı, su yüzeyine çıkan gerçeklerle birlikte sizi avucunun içine alacak. Ta ki, sizi hayretler içinde bırakana dek...
Karın elimizde. 2 milyon dolar karşılığında ona kavuşabilirsin. Bahçıvan Mitchell RAFFERTY, kendisine kötü bir şaka yapıldığını düşünüyordu. Cep telefonu çaldığında bir müşterisinin bahçesine kına çiçeklerini dikmekle meşguldü. Ama şimdi pırıl pırıl bir yaz günü, o sıradan banliyö mahallesinde olduğu yerde kalakalmış, o güne dek hiç yaşamadığı kâbus dolu bir telefon konuşması yapıyordu. Hattın diğer ucundaki her kimse oldukça ciddiydi. Mitch’in karısı elindeydi ve ona sağ salim kavuşabilmesi için istediği bedeli söylüyordu. Mitch’in bu miktarda bir parayı denkleştiremeyeceği arayan kişinin umrunda değildi. Mitch ne yapıp edip o parayı bulmalıydı. Tabii eğer karısını seviyorsa... Gerilimli bir başlangıçtan, heyecanın zirveye tırmandığı bir finale dek “Koca”, sayfaları çevirdikçe ortaya çıkan gelişmeleri, şok edici her detayı, su yüzeyine çıkan gerçeklerle birlikte sizi avucunun içine alacak. Ta ki, sizi hayretler içinde bırakana dek...
Ne de olsa okuduğunuz bir Dean Koontz romanı ve hiçbir yerde edinemeyeceğiniz bir deneyim..."
Kahramanımız aslında beklediğimiz kahramanlardan değil. Hiç birimiz bir bahçıvandan bir kahraman çıkacağını tahmin etmeyiz. Ama aslında unutmamak gereken şey gerekli motivasyon sağlandığında her insan her şeyi yapabilir. Kanunlara hayata boyunca hiç karşı gelmemiş bir insanı neyle tehdit ederseniz edin sonuç alamayabilirsiniz, ama en sevdiği insanı hedef aldığınızda bütün dengeler değişir ve el yeniden dağıtılmış olur. Koca da bunu temel almış. Mitch sakin bir hayat yaşayan bir bahçıvan. Ancak ailesi gayet delice deneysel yöntemler ile büyütmüş çocuklarını.
Çalışırken gelen bir telefon ile 2 milyon dolar karşılığında karısını geri alabileceğini öğrenir. Adamlar ne kadar ciddi olduğunu anlasınlar diye o sırada yolda yürümekte olan bir adamı da Mitch'e söyleyerek öldürürler. Polise ifade vermek zorunda kalır.
Mitch eve vardığında ve ikinci telefon geldiğinde çok fena bir kumpasa düşürüldüğünü anlar. Herşey onun üzerine kalacak şekilde kurgulanmaktadır. Ve en büyük problemi her şeyini nakte çevirse bile istedikleri paranın onda birini ancak bulabiliyor olmasıdır.
(Buradan sonra kitabın gelişmesi ve sonu ile ilgili bilgi var...)
Ancak gelen telefon ile bir şey daha öğrenir. Olay aslında tamamen abisi ile alakalıdır. Abisi bir iş yapmış ve birilerine ödemesi gereken payı vermemiştir.
Bu arada ailenin bütün çocuklarını deneysel bir tarzda yetiştirdiğini öğreniyoruz. Ancak bu pek hoş bir tarz değil. Ve bunun etkilerini özellikle abide görüyoruz.
Mitch abisine gittiği zaman onun sandığı gibi bir adam olmadığını öğrenir. İlk aşamada bu sadece zenginlik açısından tahminlerinin çok çok üstünde olmasıdır. Ancak daha sonra anlayacaktır abisi ne Mitch'i, ne de karısını harcamaktan çekinmeyecektir. Ama bu arada Mitch'in de ailesinden aldığı eğitimi nasıl olumlu yönde kullanarak kendini geliştirdiğini görüyoruz.
Buradan sonrası bir kedi fare oyunu. Beni çok şaşırtan gelişmeler olmadı. Kitap mutlu son ile bitti. Ben biraz daha zeki kurgulanmış ve beynimi gıdıklayan kitapları sevdiğim için mutlaka okunması gerekiyor diyemeyeceğim. Kötü değil ancak ortalamayı da pek geçmememiş.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder