3 Ağustos 2014 Pazar
CARİYENİN KIZI MİHRİMAH - DEMET ALTINYELEKLİOĞLU
Daha önce Lamia kitabı ile Demet Altınyeleklioğlu'ndan kısacık bahsetmiştim. ( http://ipeksi-kitaplarveseyler.blogspot.com.tr/2013/04/lamia.html ) Bu okuduğum dördüncü veya beşinci kitabı yazarın. Kolay ve akıcı yazımı, özellikle tarihi ortamları o dönemdeymiş gibi yaşatması, karakterlerin ruhsal durumlarını çok iyi yansıtması, yazdığı tuğla kalınlığındaki kitapların su gibi okunmasını sağlıyor. Mihrimah 763 sayfa ve sadece beş günde bitirdim :)
Demet Altınyeleklioğlu'nu ilk Boleyn Kızı serisinin çevirisi ile tanımıştım. Kurgu yerine tarihi roman okumak artık çok daha keyifli geliyor bana. Ancak detaylarda boğulmamak veya çok ders verir gibi anlatmamak şartıyla tabii.
Demet Altınyeleklioğlu ile ilgili daha detaylı bilgiye aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Demet_Alt%C4%B1nyeleklio%C4%9Flu
Mihrimah'a gelirsek, öncelikle kitabın kapağından başlamak istiyorum. Peri kızı gibi tasvir edilen Mihrimah'ın kapaktaki karşılığı korku filmlerinden kaçmış bir zombi. Ben Muhteşem Yüzyıl'daki Mihrimah'ı düşünerek okumayı tercih ettim, mümkün olduğu kadar kapağa bakmadım.
Mihrimah dünyanın en güçlü liderlerinden biri olan Kanuni Sultan Süleyman ve yine inanılmaz güçlü, perde arkasında iktidarı elinde tutan, çok zeki bir kadının, Hürrem Sultan'ın kızı.
Bu kadar güçlü iki karakterin arasında insan ya ezilir yada en az onlar kadar güçlü olmayı öğrenir. Mihrimah da annesi kadar zeki ve güçlü oluyor, hatta kimi zaman görüyoruz ki boynuz kulağı geçiyor.
Annesinin ezber bozan tutumu Mihrimah'ı da o güne kadar ki sultanlardan daha farklı bir noktaya getiriyor. Osmanlı'da pek bir değeri olmayan kız evlatlar gibi olmuyor Mihrimah. Tatlı dili, güleryüzü ile babası Sultan Süleyman'ın güneşi ve ayı haline geliyor. Annesi ile ters düştüğü durumlar olmasına rağmen bir süre sonra yersiz sandığı annesinin korkularının ne kadar gerçek olduğunu görüyor ve en büyük destekçisi ve dava arkadaşı oluyor.
Osmanlı'da haremdeki kadınlarla ilgili hiç bir evrak tutulmamış olması yazılanların ne kadar doğru ne kadar yanlış olduğu ile ilgili net bilgilere ulaşabilmemizi engelliyor. Bırakın cariyeleri, çalışanları, sultanlar ile ilgili bile doğru düzgün bir şey yok. Ancak ben bu tarihi roman yazanların kitaplarının sonuna aslında yola çıktıkları ve doğru olan asıl kılavuz çizgilerini paylaşmalarını isterim. Hangi noktaların kesinlikle doğru olduğunu belirtmeleri yeterli olacaktır bence.
Mihrimah 2 büyük aşk yaşıyor, bir de annesinin planları doğrultusunda kendilerinin tetikçisi olacak, aslında hiç bir şey olmayan bir adamla, Rüstem Paşa ile evlilik. İlk aşkı Barbaros Hayrettin Paşa'nın kadırgalarında gördüğü "baldırı çıplak" ama yakışıklı bir denizci. Diğeri ise saraydan kaçtığı bir gece Ayasofya'da karşılaştığı, kendinden yaşça çok büyük olan Mimar Sinan.
Denizci ile olan aşkı, bugünün aşkları gibi düşünmeyin tabii, birbirlerini toplam gördükleri süre belki beş dakikayı bile bulmamıştır. Mihrimah onu düşünmekten vazgeçemese bile yapabileceği hiç bir şey yoktur. Bu aşk sanıyorum ki kurmaca. Ancak Mimar Sinan ile olan durum çok daha farklı. Bir kaç yerde daha karşılaştım bu bilgi ile. Gençliğinde bu durumu hiç anlamamış Mihrimah ancak daha fazla detaya girip kitabı okumamış olanların keyfini kaçırmak istemem.
Bunun dışında kitap bence kadınlar tarafından bir kişisel gelişim kitabı olarak da okunmalı. Sıradan bir kadının dünyayı yöneten, önünde diz çöktüren, bir buyruğu ile kelleler uçuran, önünde titrenen bir adamı nasıl yönetebildiğini görmek lazım. O kadar ince bir ip üzerinde yürümek ki bu, dengeyi kaybettiğin anda bunu hayatınla ödeyeceksin. Ancak Hürrem saltanatı boyunca bu dengeyi neredeyse hep korumayı bilmiş. Kendi fikirlerini o kadar güzel Padişah'ın fikirleriymiş gibi sunmuş veya Mihrimah'a sundurmuş ki koca Sultan Süleyman bile fark edememiş.
Haa, kötü mü olmuş derseniz...
Bir de bu açıdan bakıp öyle değerlendirin;
Saray hayatı tüm debdebesine ve ihtişamına rağmen çok zor. Her an ölümle burun burunasın. Padişah veya kral dahi olsan. Herkes tahtın peşinde. Tahtı ele geçiren kendisinin ve ailesinin hayatını güvenceye almak için erkek kardeşlerini yok etmekte tamamen serbest, hatta yasal olarak bunu yapması gerekiyor. Boleyn Kızı İngiltere Kralı VIII. Henry'i anlatır. İngiltere'de durum bence çok daha kötü, çünkü bir de kuzenler de taht için her an devreye girebilir durumda. Gerçi bizimkiler bu riskin önüne tüm kardeşleri öldürerek, ortada kuzen falan bırakmayarak geçmişler. Bizde asıl olan en büyük erkek çocuğun tahta geçmesi, kızların hiç şansı yok. Kadının gerçekten adı yok Osmanlı'da. İngiltere ise tarih boyunca defalarca kadınlar tarafından yönetilmiş. Şu anda da Kraliçe Elizabeth var hala. En güçlü para birimine sahipler. Aslında kadınlar yönetseymiş ülkeleri bence çok daha iyi olurmuş, işte kanıtı İngiltere.
Konuya geri dönecek olursak, aslında Kanuni Sultan Süleyman'dan sonra Mahidevran'dan olan oğlu Şehzade Mustafa'nın tahta geçmesi gerekiyordu. Herkes tarafından çok sevilen ve okuduklarımdan anladığım kadarıyla tahtı gerçekten hak eden de Mustafa'ymış. Ancak Hürrem Sultan Süleyman'a 6 çocuk verir ve Şehzade Mustafa'nın padişah olması demek hepsinin sonu demek olacağından canını dişine takar, can almayı göze alır. Şehzade Mustafa babası tarafından boğdurulur. Böylece taht sırası Hürrem'in çocuklarına geçer. Ancak onun çocukları arasında en padişah olmaması gereken Şehzade Selim padişah olur. Ve belki de Osmanlı'nın kaderi orada değişir. Eğer ki kadınlar padişah olabiliyor olsaydı Mihrimah sanırım Selim'i elli kere sollardı.
Yani benim fikrim o ki; Hürrem kendisini ve ailesini, çocuklarını kurtarmış ancak Osmanlı'yı sona doğru sürükleyen yolu açmıştır.
Son olarak Mimar Sinan'ın Mihrimah Sultan için yaptığı Mihrimah Sultan Camiisini paylaşmak istiyorum.
Mihrimah Sultan Külliyesi ( http://tr.wikipedia.org/wiki/Mihrimah_Sultan_K%C3%BClliyesi_(%C3%9Csk%C3%BCdar) )
Mihrimah Sultan için yapılan çeşme (Dilruba Çeşmesi);
Mimar Sinan'ın tüm eserleri ile ilgili bilgiye aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz;
http://tr.wikipedia.org/wiki/Mimar_Sinan'%C4%B1n_eserleri_listesi
Mihrimah Sultan ve Mimar Sinan arasındaki aşk ile ilgili bir haber;
http://galeri.haberturk.com/yasam/galeri/424799-mihrimah-sultan-camiinde-gizlenen-buyuk-sir
Ve son olarak Mihrimah Sultan hakkında bilgi;
http://tr.wikipedia.org/wiki/Mihrimah_Sultan
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder