Hmmm...
Arkadaşımın başlayıp yarım bıraktığı bir kitaptı. Okudum, zevkle olmasa bile
inatla okudum. Aslında konu oldukça ilginç gibiydi. Ama ben bu filmi daha önce
de görmüştüm Şeytan ve Şair kitabında. Tarihin gizemli köşelerinde gezinmek çok
keyifli aslında ama bunu Dan Brown kadar başarı ile uygulayabileni bulmak çok
zor. Öyle bir püf noktası, öyle bir denge, öyle bir büyülü ve bilmediğim bir
şey ki aradığım... O olmayınca bir türlü sürüklenip gidemiyorsun. Bunda da aynı
şey oldu.
Estaban
Martin 1956 doğumlu bir senarist ve yazar. Daha önce de Gaudi Şifresi kitabını
yazmış.
Gölgelerin
Ressamı kitabı Sherlock Holmes, Karındeşen Jack ve Pablo Picasso’nun başrolde
olduğu bir kitap. Bir noktaya kadar sanki Picasso’nun hayatını okuyacakmışız
gibi gidiyor. Bir ütücü kız giriyor hayatına. Daha ergenliğe bile varmadığı
yaşta aşık oluyor ona. Ama kız aralarındaki kültürel uçurumun farkında ve
kaçıyor. Tekrar karşılaşmaları ise hem fiziksel, hem ruhani acılarla dolu.
Kitabın en hoş kısmı bu aşktı bence.
Picasso
Barselona’ya cebinde beş kuruş para olmadan taşındığı zaman ona bir genelev
patroniçesi yardım ediyor. Gözümün önüne esmer bir Neriman Köksal geliyor.
Ancak bir denizci bütün herşeyi alt üst ediyor. Bu adamı daha öncede gören
Picasso bir kaç resminde ona da yer vermiş. Genelevde çalışan kadınlar birer
birer ölmeye başlarken polis eli kolu bağlı oturuyor. (Neden hiç şaşırtıcı
olmadığını kitabın sonunda göreceğiz.) Ve aklı çalışan birisi polisin bu işi
kıvıramayacağını anlayıp Sherlock Holmes’ün İngiltere’den davet edilmesi
gerektiği fikrini öne sürüyor.
Buradan
sonrası Sherlock Holmes’ün her şeyi gören gözleri ile cinayetleri incelemeye
alması ile klasik bir polisiye kitaba dönüşüyor. Zaten suçlu olarak tahmin
edilebilecek az kişi var ve onlardan biri katil çıkıyor. Yo, yo, yooo... Uşak
yok bu kitapta neyse ki J
Okunması
çok gerekli olmayan, çok bol vaktiniz varsa, hayatımda bir de böyle bir
gereksiz kitap okumak istedim derseniz size hitap edebilir. (Yine de emin
olamıyorum gördüğünüz gibi J )
Netice olarak fazla tanımadığım yazarların ünlü isimler çevresinde döndürdüğü
kitaplardan uzak durmaya karar verdim. Ha, tabii bir de işin şöyle bir yanı
var; daha önce okuduğum kitap da Shakespeare ile ilgiliydi ve onun kitaplarını
da okumuş değil, Picasso da çok sevdiğim bir ressam değildir. Eserlerine hakim
olmak belki (ufak bir ihtimal olsa dahi) kitapları daha ilginç hale
getirebilir. Ancak yine de eksik olanın benim bilgisizliği olduğunu sanmıyorum.
Çünkü Dan Brown kitapları da çok ciddi tarihi eser bilgisi gerektirir. Ama su
gibi okunur kendisi.
Bu arada kitabın sonu ile ilgili ufak bir not; o tarihten bu yana insanlıkta değişen bir şey olmamış. Adalet herkes için değil sadece fakirler için aslında. Zenginsen, para sahibiysen her şeyden yırtman mümkün oluyor. Belki de onların taa o zaman geçtiği yoldan biz daha yeni geçebiliyoruz.
Kitabın
tanıtım yazısı;
Bir tablo, içinde ne kadar sır saklayabilir?
Ruhunun kaybolan parçasını sanatında arayan bir ressam... Pablo Picasso.
Tüm zamanların en ünlü canisi ile tarihe damgasını vurmuş bir dâhinin karşı karşıya geldiği bir yer... Barselona.
Ressamı ve sanatını sonsuza dek değiştirecek olan gizemli bir denizci...
Picasso günün birinde babasının onun için kurduğu hayallere sırt çevirerek evi terk eder. Barselona sokaklarında beş parasız kalan ressama kucak açansa genelev patroniçesi Benigna'dır. Ancak kısa süre sonra, genelevdeki hayat kadınları, polise gönderdiği mektupları Jack adıyla imzalayan esrarengiz bir katil tarafından teker teker vahşice öldürülmeye başlar. Barselona polisinin tek şüpheli olarak değerlendirdiği Picasso'nun kendini hapiste bulmasıysa uzun sürmez.
Karındeşen Jack olduğu iddiasıyla özgürlüğü de elinden alınan genç ressamı kurtarabilecek tek bir kişi kalmıştır artık... Jack'i yakalamaya ant içmiş bir İngiliz, Steven Arrow. Yani başka bir deyişle gelmiş geçmiş en ünlü dedektif, Sherlock Holmes...
Onları hiç böyle görmediniz... Gölgelerin Ressamı, üç güçlü ismi bir araya getiren kurgusuyla daha ilk sayfasından itibaren sizi içine hapsedecek.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder