18 Mayıs 2019 Cumartesi

Ölüler Diyarı - Jean-Christophe GRANGE



Grange, Grange, Grange... Bu adam bu işi gerçekten biliyor. 

1961 doğumlu yazar Paris - Magazine için bilimsel röportajlar hazırlayan bir gazeteciyken leyleklerin göçü üzerine bir yazı dizisi hazırlar. Bu yazı dizisinden esinlenerek yazdığı ilk romanı Leyleklerin Uçuşu 1994'te yayınlanır ve 8 bölümlük dizisi de çekilir. 

2001 yılında Kızıl Nehirler'i yazar ve tüm dünyada tanınmasını bu kitap sağlar. 

Taş Meclisi, Kurtlar İmparatorluğu, Siyah Kan, Şeytan Yemini, Koloni, Ölü Ruhlar Ormanı, Sisle Gelen Yolcu, Kaiken, Lontano ve Kongo'ya Ağıt yazarın diğer eserleri.

Avrupalı bir yazar olması onun Türkiye'ye de aşina olmasını sağladı ve kitaplarında çeşitli şekillerde Türkiye'ye ve Türkler'e yer verdi.

Kurtlar İmparatorluğu Paris'te başlar, İstanbul'a kadar devam eder ve Nemrut'ta sona erer.

Gelelim son kitabı Ölüler Diyarı'na.

Kitabı elime aldığım andan itibaren aldı beni bir düşünce. 462 sayfalık bir kitabı 2 günde bitirebilirim. 

Ama adam benim okuduğum hızla yazmıyor ki... 25 yılda 13 kitap yazmış.

Efendi gibi, günde 2 bölüm okuyarak başladım. İçimden gelen his ise kitabı bir lokmada ham yapmak :)

Yine de kendimi takdir etmeliyim, 258. sayfaya kadar ağır ağır ağır ağır okudum. Sonra ipin ucunu bıraktım ve büyük bir mutlulukla geri kalanını bir kaç saat içinde yuttum. 

Ölüler Diyarı Paris'te peş peşe işlenen iki striptizci kız cinayetiyle açılışı yapıyor. Cinayet Büro Amiri Corso göreve verilir. 

Striptizci kızlar korkunç bir şekilde öldürülmüş ve Goya isimli bir ressamın tablolarına benzer şekilde bulunmuşlardır. Yapılan araştırmalar Corso'yu eski bir mahkum olan Sobieski'ye götürür. 

Sobieski içindeki pislikten resim sayesinde arındığını söyleyerek çok popüler olmuş bir ressamdır artık. Aşırı uç noktalardaki cinsel tercihleri ve tabloları onu tek suçlu olarak gösterir. 

Ama bütün deliller o kadar Sobieski'yi işaret ediyordu ki bu kadarı da olamaz diye düşünmekten kendimi alamadım.

Sobieski ve Corso arasındaki kedi fare oyunu porno, sadomazo ve bağlama sanatı Shibari etrafında dönerken Corso bir taraftan da benzer fantezileri paylaştığı karısıyla yolun sonuna gelmiştir. Çocuğunun velayetini almaya uğraşır ve bu yolda da pek kural tanıdığı söylenemez.

Cinayetler 2 taneyle sınırlı kalmayacaktır. 

Ve final... Gerçekten yakışır bir final. Sürpriz sonları seven ben için harika bir bitiş.

Grange'ın en büyük sihri bu sanıyorum, orada öylece duran birisinin kitap boyunca aradığınız kişi olduğunu anlamak.

Türün meraklılarının zevkle okuyacağı bir kitap, sakın kaçırmayın. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder