Romantika'yı sanırım ilk kez Facebook reklamlarında gördüm. O kadar hoş bir yorum yazılmıştı ki Okunacaklar listeme kaydettim. Uzun bir süre süründü, alamadım. Ve sonunda annemle yaptığımız bir D&R ziyareti esnasında kitabı aldık. Önce annem okudu ve sonunda sıra bana geldi.
Aslında ince romanları pek sevmem, bu 162 sayfa. Ama dedim ya çok azimliyim, çok meraklıyım, okuyacağım. Ve başladım.
Takipçilerim bilirler 600-800 sayfa arası bir kitabı bitirmem 5 gün sürer. 162 sayfa çıtır çerez tadında :) 3 güne uzamış olmasının sebebi gelen gidenin hiç bitmemesi ama hepsi iyi ki geliyorlar...
Aslında konu o kadar bilindik ki, evli bir adamın evli bir kadınla yaşadığı gizli aşk. Ama bir aşk bu kadar mı hoş anlatılır???
Memur kenti, gri, kasvetli sevmediğim Ankara'yı bile gözüme hoş gösterecek kadar hoş anlatılmış bir aşk hikayesi Romantika.
Kalabalık ailelerdeki gruplaşmalar, birbirine uymayan iki insanın mutsuz ve uyumsuz evliliğinin iz düşümleri, hiç bir şey aramazken bir anda avcunun içinde bulduğun, kimselere göstermeye kıyamadığın, gözünden sakındığın uğur böceği gibi bir aşk... Hayatı daha katlanılır kılan, her acıyı O'nu yanında hissetmenle unutturan, darbe döneminde içeriye alınıp işkence görürken bile O'nu merakta bırakmanın canını daha çok acıttığı bir aşk...
(Buraya bu parantezi açıp şimdi aşkların durumunu söylemezsem çatlayacağım. Bu eski bir duvar yazısı ama bence şimdiki aşklar kesinlikle böyle "Sevgilim, senin için dağları deler, denizleri aşarım. Cumartesi görüşürüz (yağmur yağmazsa)." )
Gerçekten ihtilaldir aşk. Geldiğinde yeni bir dünyanın kurulduğu, bütün kuralların bozulduğu, değiştirildiği, rafa kaldırıldığı, yok sayıldığı... Mantığını kullanabiliyorsan aşık değilsindir zaten bence. Kullanabildiğin tek mantık hep O'ndan yana işler. O'ndan ayrılmak için, O'na hayır demek için değil ona koşmak için çalışır mantığın.
Ne detaylarına girmek istiyorum, ne de karakterleri anlatmak. Öyle hoş, öyle büyülü ki bozasım yok. Romantika'yı okuyun diyorum sadece...
... Ve aşkla kalın
Arka kapak yazısı
'Romantika', Turgut Özakman'ın 'Korkma İnsancık Korkma'dan sonra, ikinci romanı.
Yine şaşırtıcı bir aşkın öyküsü. Bir aşk güzellemesi. 1960-1987 dönemine özgü çalkantılar. Sürprizler, oyunlar, dönüşümlerle dolu, gizemli bir ilişkinin gizli tarihi. Kuşaklar arası çatışmalar. Renkli, ilginç, şaşırtıcı karakterler. Kıvrak, akıcı, neşeli bir dil, yalın bir üslup.
Çok açılı bir anlatım tekniği, usta işi bir kurgu.
Konusu, kişileri, tekniği, kurgusu ile farklı bir roman.
...
Aşk keyifli bir işemedir! Metabolizma hastalığıdır! Afyondur! Köleliktir! Yanılsamadır!, Doğanın aldatmacasıdır! Aşk havuzunda kazlar yüzer. Yaşasın seks!"
...
"Kendinden başkasını sevmeyen, bedenini kutsayan, kafası yerine bilmemnesi ile düşünen birinin aşkı anlamasını, övmesini beklemenin, bir kurbağadan arya söylemesini istemek kadar gülünç olduğunu bilirim."
...
"Sevene yılan bile dokunmaz. Bu büyük ve önemli sözü daha duymamış olabilirsin. Çünkü az önce uydurdum. Ama bir gün kalbi olan herkesin, bu sözü benimseyeceğine inanıyorum."
...
"Olayları özel bir yöntemle not ettim. Aklını çalıştırırsan kolayca çözebilirsin."
..
"Her şey şu basit, çocukça, sefil işaretlerin içindeydi ve çözemiyorduk. Hani kolaydı baba?"
...
"Bir gün 'aşk ihtilaldir' demiştiniz. Bu sözün anlamını şimdi anlıyorum. Aşk gelince, gerçekten yeni bir dünya kuruluyormuş. İçimde, varlığından haberli bile olmadığım yeni duygular keşfediyorum. Eskiden göl balığıydım. Şimdi akıntıya karşı yüzen bir sazanım."
...
bin yıllık özlemle sarılmak istiyorum
rüyalarını bile kucaklamak için.
Sayfa Sayısı: 163
Baskı Yılı: 2000
Dili: Türkçe
Yayınevi: Bilgi Yayınevi
İlk Baskı Yılı : 2000
Sayfa Sayısı : 163
Dil : Türkçe
ISBN: 9789754948554
Yine şaşırtıcı bir aşkın öyküsü. Bir aşk güzellemesi. 1960-1987 dönemine özgü çalkantılar. Sürprizler, oyunlar, dönüşümlerle dolu, gizemli bir ilişkinin gizli tarihi. Kuşaklar arası çatışmalar. Renkli, ilginç, şaşırtıcı karakterler. Kıvrak, akıcı, neşeli bir dil, yalın bir üslup.
Çok açılı bir anlatım tekniği, usta işi bir kurgu.
Konusu, kişileri, tekniği, kurgusu ile farklı bir roman.
...
Aşk keyifli bir işemedir! Metabolizma hastalığıdır! Afyondur! Köleliktir! Yanılsamadır!, Doğanın aldatmacasıdır! Aşk havuzunda kazlar yüzer. Yaşasın seks!"
...
"Kendinden başkasını sevmeyen, bedenini kutsayan, kafası yerine bilmemnesi ile düşünen birinin aşkı anlamasını, övmesini beklemenin, bir kurbağadan arya söylemesini istemek kadar gülünç olduğunu bilirim."
...
"Sevene yılan bile dokunmaz. Bu büyük ve önemli sözü daha duymamış olabilirsin. Çünkü az önce uydurdum. Ama bir gün kalbi olan herkesin, bu sözü benimseyeceğine inanıyorum."
...
"Olayları özel bir yöntemle not ettim. Aklını çalıştırırsan kolayca çözebilirsin."
..
"Her şey şu basit, çocukça, sefil işaretlerin içindeydi ve çözemiyorduk. Hani kolaydı baba?"
...
"Bir gün 'aşk ihtilaldir' demiştiniz. Bu sözün anlamını şimdi anlıyorum. Aşk gelince, gerçekten yeni bir dünya kuruluyormuş. İçimde, varlığından haberli bile olmadığım yeni duygular keşfediyorum. Eskiden göl balığıydım. Şimdi akıntıya karşı yüzen bir sazanım."
...
bin yıllık özlemle sarılmak istiyorum
rüyalarını bile kucaklamak için.
Sayfa Sayısı: 163
Baskı Yılı: 2000
Dili: Türkçe
Yayınevi: Bilgi Yayınevi
İlk Baskı Yılı : 2000
Sayfa Sayısı : 163
Dil : Türkçe
ISBN: 9789754948554

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder