13 Ocak 2018 Cumartesi

Huzursuzluk - Zülfü Livaneli

Livaneli'yi severim. Huzursuzluk kitabına da başlamıştım ancak yarısında kaldım, aradan da bir aya yakın zaman geçince okuduklarımın hepsini unutmuşum. 

Dün gece uykuyu tutturamayınca diğer odaya kaçtım, Huzursuzluk baş ucumda duruyormuş. Kaldığım yeri açtığımda hiç bir şey hatırlamadığımı fark ettim ve hoopp kitabın başına döndüm. Hızlıca göz gezdirerek kaldığım yere geldim ve akabinde kitabı bitirdim zaten. 154 sayfa benim için çıtır çerez gibi :)

Acı bir Doğu hikayesi anlatılan. Mardin, Suriye, Ezidiler, Kürtler, Türkler, dinler, anlamsız savaşların yok ettikleri, bir zamanlar insan olanlar...

Arka kapak yazısını aşağıda bulacaksınız zaten, orada Harese'nin ne olduğunu göreceksiniz. Ortadoğu'nun neden kanla beslenmekten bir türlü vazgeçemediğini, neden doyamadığını açıklar mı? Belki biraz... Din adı altında, Allah'ın adına can almayı açıklar mı? Bunu ne açıklayabilir ki? 

Çocukluk arkadaşının ölüm haberini çalıştığı gazetede alan İbrahim'in olayı araştırmak üzere Mardin'e gidip bütün bu olaylara sebep olan Yezidi kızını arayıp, bulmacanın parçalarını birleştirirken aslında bir hayale aşık olan bir adamın da öyküsü var.

Kitabın içinde çok acı bir kaç ufak hikaye var, bu Harese gibi. Doğu'nun acımasızlığını olanca çıplaklığıyla gözlerimizin önüne seren, İstanbul gibi bir yeri bile Ortadoğu'nun hainliğinden güvenli hale getiren, içimizi sızlatan, insanlığımızı sorgulatan hkayeler. Bir insan öldürmenin, 8 yaşında bir kıza tecavüz etmenin kendini cennete götüreceğini sanan akılsızlar, gözlerine bulut inmiş bebekler, erkek kardeşini öldürüp bebeklerini bir eve kilitleyip aç, susuz ölüme terk edebilen, bunu da töre diye gereksiz bir şey için yapabilen insansılar, acılarla yoğrulmuş, artık acı eşiği bile kalmamış, sadece kendine acınmasını istemeyen savaş mağdurları, Işidciler, kelamın çocukları, Amerika'daki Müslüman düşmanları, yanlış anlaşılmalar nedeniyle zulüm gören halklar, maruldan korkanlar... 

Kitabın sonlarına gelince fark ettim yada merak ettim demeliyim, kitabın adı Huzursuzluk ama hiç öyle bir hisse kapılmadım, niye huzursuzluk acaba dedim. Sayfayı çevirdim, cevabını buldum. Okurken ara ara oldukça fazla huzursuz hissedeceksiniz, sorgulayacaksınız yada sorgulamalısınız. Sorgulamalıyız ki bu dünyayı bir parça daha yaşanabilir hale nasıl getirebilirim diye düşünelim. 

Okunmalı. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder