Hipnozcu - Lars Kepler
Öncelikle İngilizce isimlerle işlenmemiş
bir kitabı okumanın bazı zorlukları var tabii ki. Karakterlerin kadın mı erkek
mi olduğunu anlamak insanı oldukça zorluyor.
Spor salonunda işlenen vahşice bir
cinayeti kurbanın evindeki tüm ailesini vahşice yok eden katliam izler. Tek
kurtulan adamın ağır yaralı oğludur. Ancak ailenin evde olmayan ve katilden
önce bulunması gereken bir kızı daha vardır.
Bu şartlar altında komadaki çocuktan
herhangi bir bilgi alınabilmesi çok uzun süre mümkkün olmayacağından Müfettiş
Joona Linna bir çıkış yolu düşünmektedir. Hipnozu bırakmış olan Doktor Bark'ın
kapısını çalar. Öğrendikleri hepsinin kanını dondurmakla birlikte her şey çok
daha karışır.
Hipnozcunun kendi ailesindeki sarsıntı
hepsini etkilemekteyken bir de yaptığı hipnoz seansının duyulması işleri daha
da zor hale sokar.
Oyun içinde oyun... Kimi noktalarda
hikaye birbirinden kopmuş gibi gözükse de garip bir şekilde bağlanıyor. Kimi
noktalarda yazar fazla detaya girmeden okuyucunun hayal gücüne bırakıyor ki bu
çok daha ürkütücü ve ürpertici sonuçlar doğuruyor. Hayal gücümüze bırakmadığı
noktalarda ise daha da zorlanacaksınız okumakta. Yeni bir Ejderha Dövmeli Kız
olacağı The Daily Mail gazetesinin yorumu.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder