24 Nisan 2013 Çarşamba

Hipnozcu


Hipnozcu - Lars Kepler

Öncelikle İngilizce isimlerle işlenmemiş bir kitabı okumanın bazı zorlukları var tabii ki. Karakterlerin kadın mı erkek mi olduğunu anlamak insanı oldukça zorluyor.

Spor salonunda işlenen vahşice bir cinayeti kurbanın evindeki tüm ailesini vahşice yok eden katliam izler. Tek kurtulan adamın ağır yaralı oğludur. Ancak ailenin evde olmayan ve katilden önce bulunması gereken bir kızı daha vardır.

Bu şartlar altında komadaki çocuktan herhangi bir bilgi alınabilmesi çok uzun süre mümkkün olmayacağından Müfettiş Joona Linna bir çıkış yolu düşünmektedir. Hipnozu bırakmış olan Doktor Bark'ın kapısını çalar. Öğrendikleri hepsinin kanını dondurmakla birlikte her şey çok daha karışır.

Hipnozcunun kendi ailesindeki sarsıntı hepsini etkilemekteyken bir de yaptığı hipnoz seansının duyulması işleri daha da zor hale sokar.

Oyun içinde oyun... Kimi noktalarda hikaye birbirinden kopmuş gibi gözükse de garip bir şekilde bağlanıyor. Kimi noktalarda yazar fazla detaya girmeden okuyucunun hayal gücüne bırakıyor ki bu çok daha ürkütücü ve ürpertici sonuçlar doğuruyor. Hayal gücümüze bırakmadığı noktalarda ise daha da zorlanacaksınız okumakta. Yeni bir Ejderha Dövmeli Kız olacağı The Daily Mail gazetesinin yorumu. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder