http://ipeksiden.blogspot.com.tr/2013/07/cehennem.html
Bu kitapta da simgebilimci profesörü Robert Langdon ile macera devam ediyor. Konunun dinler ile ilgili olduğunu öğrendiğimden beri ise daha da meraklandığımı itiraf etmem lazım. Merak ettiğim bir diğer konu ise Tom Hanks daha ne kadar zaman bu karakteri canlandırmaya devam edebilecek.
Kitap ile ilgili en ilginç bilgilerden biri kitabın diğer dillere çevrilmesi ile alakalı. Çevirmenlerin gizli bir yerde tutularak, yanlarında cep telefonları dahil hiç bir özel eşyaları bulunmadan çeviriyi yaptıkları duyuruldu. Ve tüm çeviriler bitmeden hiç biri orayı terk edemedi. Çok sıkı güvenlik önlemleri yani. Tabii Amerikan işi pazarlama çalışmalarında sınır gökyüzü, biliyorsunuz.
Nereden geldik, nereye gidiyoruz sorularıyla ilgilenen fütürist Edmond Kirsch 3 büyük dini temelinden sarsacak bir buluş yapmıştır. Bunu dünyaya açıkladığında ise tüm insanların üç dinin ortak bir noktası olduğunu anlayacağına inanır; hepsinin tümden yanlış olduğuna.
Tabii ki bu kadar iddialı bir girişten sonra malum buluşu öğrenebilmek için hızla okumaya başladım. 450. sayfaya kadar kitabı yedim desem yalan olmaz. Ama üzgünüm ki aradığımı bulamadım. Yani inancım sarsılmış değil. Ama din konusu hakkında düşünmeyi sevmiyorsanız pek size göre bir kitap olduğunu söyleyemem.
Böyle diyerek kitabı sadece din tartışması yapan ucuz bir roman haline de düşürmek istemem. Polisiye roman görüntüsü altında aslında ciddi bir şekilde düşünmeye sevk ediyor. Sadece dinleri değil, aynı zamanda yapay zekayı da. Nereden geldik, nereye gidiyoruz ve biz bu bilgisayarlar ile ne yapacağız?
Winston kitaptaki yapay zekalı, kendini geliştirebilen bilgisayar. Ve belki de ileride insan ve android sistemler birleşecek ve insanoid gibi bir şey olacağız. Bazılarımızın hala evrimini tamamlayamadığını göz önünde bulundurursak daha iyi bir şeye dönüşüyor olabilme ihtimalimiz var.
Winston kitaptaki yapay zekalı, kendini geliştirebilen bilgisayar. Ve belki de ileride insan ve android sistemler birleşecek ve insanoid gibi bir şey olacağız. Bazılarımızın hala evrimini tamamlayamadığını göz önünde bulundurursak daha iyi bir şeye dönüşüyor olabilme ihtimalimiz var.
Kendi şifre çözme ve gizli hükümet kuruluşlarına olan merakını roman yazarken kullanıp zengin olan Dan Brown'ın eşi de sanat tarihçisi ve ressam. Kitaplarını okurken neredeyse her sayfasında ayrı bir arama yapmak zorunda kalıyorum Google'dan. Çünkü çok ciddi sanat eserlerinden bahsediyor. Bu bilgisi nereden geliyor diye meraktayken öğrendim eşinin sanat tarihçisi olduğunu.
Yazma ve kurgulama yeteneği tartışılmaz sanırım. Okunmalı mı? Kesinlikle evet.
Bu arada aslında çok klasik bir kurgu ile bitiyor kitap; katil uşak çıkıyor :)
Bu arada aslında çok klasik bir kurgu ile bitiyor kitap; katil uşak çıkıyor :)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder