2 Ekim 2013 Çarşamba

EĞLENCE PARKI


Stephen King. Bana göre korkunun kralı. The Shining'in filmi bile insanın tüylerini ürpertir, ki ben her zaman kitabı filme tercih ederim. Stephen King romanlarını gece de, gündüz de okusanız fark etmez, o ürperti geçer ensenizden... Kütüphanemde kitapları seri halde durur. Kimselere vermek istemem, vermem de. Nedendir bilmem çoook uzun bir ara vermiştik kendisiyle ilişkimize. Sonra MAHŞER isimli kitabını gördüm. Ofise gelen kitapçıya sipariş verdim, onunla birlikte Eğlence Parkı da geldi. 

Mahşer zaten beni bir şoka soktu. Çünkü kitap gibi gözükürken bir çizgi roman çıktı. Henüz başlayamadım bile. Ama hasret öyle yoğundu ki, okunmayı bekleyen diğer kitapları bırakıp Eğlence Parkı'nı aldım elime. Eski bir sevgiliye geri dönmek gibi geldi. Tanıdığın, neler olabileceğini bildiğin, güzel günler geçirdiğin... 

Ama ne oldu? Yavan bir tat bıraktı. Eski sevgiliyi niye bıraktığımı anladım mı desem. 

King yaşlanmış sanırım. "Korku tüneline girmeye kim cesaret edebilir?" kitabın kapağında yazan cümle. Muhtemelen kitap boyunca görüp görebileceğiniz en korkunç cümle de bu. Pardon, haksızlık etmeyeyim, kitabın ilk sayfasında kitabın içinden alınmış gibi duran bir sayfa var, orayı okuyunca insan bayağı bir umutlanıyor. Yine klasik bir medyum - hayalet hikayesi gibi dursa da, yazan King ne de olsa diyorsun. 

Ama 21 yaşında, kız arkadaşından ayrılmış genç bir çocuğun (Devin) Eğlence Parkı'nda geçen yazını anlatıyor. Korku hikayesinden çok bir yaz hikayesi gibi. Kitap zaten 290 sayfa, 220'lere geldiğim zaman hala bir ümit bir olay olacak, korkacağım diye bekliyordum. Ama HİÇ bir şey olmadı ne yazık ki. Bu klasik hayalet hikayelerinde cinayete kurban gitmiş ama katili hiç bulunamamış ölü kişi, birisiyle irtibata geçerek ona çeşitli ipuçları sunar ve katilinin açığa çıkması için yardım bekler. Kitap boyunca hayalet ile doğru düzgün hiç karşılaşmamız yok halbuki. Bir falcımız var Devin'e ilk geldiği gün bazı ipuçları sunan, medyum yerine. Daha sonra bir medyum daha çıkıyor ama onu da neredeyse kitabın son on sayfasında göreceksiniz.

Benim için okuduğum en, en, en ama en kötü Stephen King romanıydı diyebilirim. Neredeyse Beyaz Dizi tadında okudum bile diyebilirim. Hatta bir ara Sartre'ın "Akıl Çağı" isimli romanını okuyormuşum gibi hissettim. Hiç tavsiye etmeyeceğim bir kitap maalesef.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder