Sinan Akyüz'ün okuduğum ilk kitabı bu.
1972 doğumlu yazar İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Bölümü mezunu. Gazetecilik hayatına uzun bir süre devam ettikten sonra Almanya'ya gidip dönen Sinan Akyüz daha sonra fotoğrafçılıkla tanışmış, moda ve portre fotoğrafları çekmiş. 2001'den sonra ağılıklı olarak kitap yazmış, ancak 2006'da yine gazeteciliğe dönmüş. Halen Takvim Gazetesi'nde köşe yazarlığı yapıyor.
Kitapları; Etekli İktidar (2003), Bana Sırtını Dönme (2005), İki Kişilik Yalnızlık (2007), Yatağımdaki Yabancı (2008), Sevmek Zorunda Değilsin Beni (2009), Aşk Meclisi (2010), Piruze: Şamda Bir Türk Gelin (2011), İncir Kuşlari (2012)
Öncelikle şunu söylemek istiyorum, özellikle erkek okurlara, kadınlardan korkmak, nefret etmek istiyorsanız bu kitabı mutlaka okuyun :) Kitap birbiriyle bağlantılı olmayan ancak özünde birbirine benzer kadınların kötülüğünü anlatan kısa öykülerden oluşuyor. Kocasını aldatan, sevgilisini kandıran, yalan söyleyen, boynuzlayan, arkadaşının elinden sevgilisini alan... Kadın olarak ben bile kendimden korktum ne yalan söyleyim :)
Bölüm başları da ünlülerin, yazarların, düşünürlerin kadınlar hakkında söylediği en özlü (!) sözlerle süslenmiş. Sigmund Freud'dan bir söz ile açılışı yapmış zaten; Otuz yılımı kadın psikolojisini incelemeye ayırmama rağmen, hala şu büyük sorunun cevabını bulamadım: "Kadınlar gerçekten ne istiyorlar?" Sanki erkeklerin ne istediği çok belliymiş gibi. Belki de iki cinsin de birbirini çözme yolundaki bu girişiminde anlamsızlık. İNSANOĞLUnun ne istediği belli midir ki? En çok barış yanlısı olduğunu söyleyen devletlere bakın en büyük ordulara sahipler. İnsan bir makine değil ki her olaya aynı tepkiyi versin. Üstelik de biz kadınların hormonları siz erkeklerinden çok daha fazla oynakken...
Kadınların erkeklere yaptıkları numaraları anlatıyor kitap. "Her şeyi yaşa ama inkar et. Kendini bir erkeğe özel hissettirmek için diğer kadınları kötüle.". Ancak erkek de bir durup düşünsün kadınlar neden bu şekilde davranmaya başladı diye. Erkekler tarafından kulağına aşk sözcükleri, evlilik vaatleri fısıldanan nice genç kız orospu damgası yemiştir bir düşünün. En temiz duygularıyla yaklaştığı, güvendiği erkeğin alacağını aldıktan sonra arkasına bile bakmadan gidişine inanamayan genç kızlar tanımışızdır illa. Erkeklerin sicili pek temiz de biz mi kaçırdık bilemiyorum.
Kısa kısa hikayeler okumak hoşunuza gidiyorsa, kadınların en kötü yönlerini görmek istiyorsanız veya bir hayatınızda bir daha kadınlara güvenememek istiyorsanız okuyun bu kitabı hemen. Ama yok, evliyseniz, karınızla ilgili anlamsız şüpheler zaman zaman sizi esir alıyorsa, delirecekmişsiniz gibi hissediyorsanız aman bu kitaptan uzak durun arkadaşım, kimsenin başı belaya gitmesin. Çünkü bundan sonra kadınlara iyi gözle bakabilmek senin için pek mümkün olmayacak.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder