Süper zeki bir kadının über salak hikayesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Süper zeki bir kadının über salak hikayesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Aralık 2017 Çarşamba

Bitli Pileyboy



Arzum Uzun serisi kitaplara devam ediyorum. Daha önceki kitapları ile ilgili yazılarıma aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz;

http://ipeksiden.blogspot.com.tr/2013/11/nerdesin-askim.html
http://ipeksiden.blogspot.com.tr/2013/04/super-zeki-bir-kadnn-uber-salak-hikayesi.html

Arzum Uzun Marlene Dietrich'in günümüz versiyonu kadar güzel bir kadın. Üstelik de çok komik. Türkiye'nin Sex and the City'sini yazıyor gibi. Karakterler İstanbul'un göbeğinde, en zengin semtlerinde yaşayan gazeteciler, müzisyenler, sanatçılar. Okurken bir karakter için "hem şarkıcı, hem de köşe yazarı" diyor, hemen başlıyorum düşünmeye kim ki acaba :)

Bu sefer Bilun Yılmaz yok başrolde. Ayda Türkan var. Aynı konservatuvarda okuduğu Rock yıldızı kocasını yoktan var etmiş ama kendini kariyeri ile ilgili hiç bir şey yapmadığını zanneden bir kadın. Kendi sesinin güzelliğini unutmuş belki ama kocasının yükselmesini sağlarken, onun kariyerini yönetirken çok şey öğrenmiş. Sonra bir anda kendi farkına varmış. Kocayı boşamış ve deyim yerindeyse piyasaya düşmüş. 

Kendisine albüm yapma planları içindeyken hem piyasadaki çakallarla, hem de peşindeki erkeklerle boğuşan, sevişen, kırılan ama kırılmamış gibi yapan, kalbini açmaya çalışırken kapatıveren, çok içen, İstanbul'da var olmaya çalışan bir kadın. 

Sanatçı camiası içinde herkesin birbirinin eski sevgilisi olma durumunu, bu halin yarattığı rahatsızlıkları çok net ortaya sermiş. 

Kitabın arkasında erotik diye yazıyor ama Türk usulü bir erotizm mi bilemedim. Evet, yatak sahneleri var ama bunlar pek erotik tanımı içinde değil bence. 

Evliyken bile kadının peşinden koşan çokken, bir de boşanınca talep iyice artıyor tabii. O mu bu mu derken bir sürü karakter giriyor kitabımıza. Ve ben onları tanınmış birilerine benzetmeye devam ediyorum kafamda :) Yazıp da hiç ortalık karıştırmayayım :)

Yolda olduğum için de hızlı okudum ama kitap 2 günde bitti. 10 üzerinden 6,5.

Kitabın tanıtım filmi;
https://www.youtube.com/watch?v=Au9Ye2yS0Ks 

Kitabın arka kapak yazısı;


Kedileri, köpekleri, bir de seni sevdim demeyi o kadar çok isterdim ki...

Henüz otuzundaki Ayda Türkan, rock yıldızı kocası Tolga'dan boşanırken, bekar bir kadın olarak kendisini nelerin beklediğinden habersizdi. Oysa, ünlüler alemi ve Beyoğlu, Ayda'ya hiç tanımadığı bir yüzünü göstermeye hazırlanıyordu.

Bitli Pileyboy, şehirde yalnız bir kadın olmayı, ünlüler aleminde aşk ve insan ilişkilerini bütün çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Erotik, melankolik... Ve elbette yine çok komik!

İnsanlar, dünyada neden bulundukları gerçeğini unutuyor, sürükleniyordu. Bütün bu güvensizlik dalgası içinde, sevmeyi es geçiyorlardı. Sevmeyi sevişmek sanıyorlardı. Birden fazla insanla... Bu şekilde var olacaklarına inanıyor, bu şekilde mutluluğa ulaşacaklarını düşünüyorlardı. Kendilerini öldürdüklerinden habersiz... Avlanıyorlardı. Vahşi hayvanlar, kana susamış vampirler gibi. Av hiç bitmiyordu. Av, avcıya dönüşüyor, döngü sürüyordu. Herkesin elinde birbirinin kanı vardı. Herkes birbirinin eskisini giyiyordu.

Ve ben, yıllardır altın bir kafeste yaşadığım bu ormanda, kafesini kırıp özgürlüğüne kanat çırpan aptal bir kuş olarak yapayalnızdım. Ne yöne gideceğimi bilemeden günlerce, gecelerce uçtum. Kanatlarımı kırdılar, uçamaz dediler. Uçtum. Özgürlükle huzurun bir arada yaşanamayacağını öğrenerek uçtum. Korkularımın esiri olmuşken, korkusuzca uçtum.Sonunda onu buldum.Kim olduğu, ne yaptığı, neye benzediği önemli değildi.Önemli olan, onu bulana kadar başımdan geçenlerdi.

"Kadınların onlarda ne bulduğunu çözemediğim küçük çöplüklerin krallarıyla doluydu şehir.Bitli mahallelerin pileyboylarıyla."
(Tanıtım Bülteninden)



Sayfa Sayısı: 464

Baskı Yılı: 2014


Dili: Türkçe
Yayınevi: Artemis Yayınları


Sayfa Sayısı : 464


İlk Baskı Yılı : 2014


Dil : Türkçe


ISBN: 9786051425160

7 Kasım 2013 Perşembe

NERDESİN AŞKIM?



Güzel, akıllı ve komik kadın Arzum Uzun’un Süper Zeki Bir Kadının Über Salak Hikayesi kitabının devam kitabı bu. Plaza ve Nişantaşı kadını Bilun Yılmaz’ın maceraları ile gülüp eğleneceksiniz yine.

Önceki kitabı okuyanlar bilirler, yazarımız Arzum Uzun yabancısı olmadığı iş, dergicilik Bilun Yılmaz’ın işi. Nişantaşı’nda yaşayan, işini kaybetmiş, oyuncu sevgilisini rol arkadaşına kaptırmış ve iki aşk arasında kalmıştı geçen kitapta. Şimdi kaldığımız yerden devam ediyoruz. Yine çok komik, yine çok eğlenceli. Kimi yerde kendimi bulduğum, kimi yerde kendimi tutamayıp metroda falan sesli gülmeme sebep olan bir yazar Arzum.

Bilun iki tane taş gibi adamın, Cem ve Cenk’in arasında kalmış. Biri kağıt üzerinde mükemmel, ona kafam kadar bir tek taşla evlenme teklif eden, bu teklifi de Kemer Country’de göl başında birlikte yaşamaları için satın aldığı yeni evde yapan, her türlü manyaklığına, kaprisine katlanan, kibar, zengin, haaa teklifle birlikte bir de Bilun’a Audi bir araba hediye eden CEO Cem. Cenk ise psikolog, geçen kitapta Bilun’u en yakın arkadaşı Erdem’le bir olup zehirleme (!) girişiminde bulunan, Bilun’un manyakça çıkışı karşısında kaçıp Amerika’ya giden ama tam her şey yoluna girecekken bok varmış gibi geri dönen diğer baklavalı arkadaş.

Bu arada bir de kayınvalide giriyor hayatına, Muhteşem Mehveş. Neredeyse Bilun’un olamadığı her şey kadın. Bilun kısa, o uzun, Bilun kilo aldı bu kitapta, Mehveş taş gibi, profesör, gencecik yaşında harika bir adam tavlayıp onunla evlenmiş. Bilun’un kıskançlıktan çıldırıyor.

Kitap ilerledikçe çok yaldızlı gözüken herkesin üzerini biraz kazıdığınızda altından insanca bir şeyler çıktığını görüyoruz. Kimse gözüktüğü kadar yada gözükmek istediği kadar mükemmel değil bu hayatta çok şükür ki. Mükemmel koca adayı Cem’in bile ne arızaları olduğunu görüyoruz. Tabii bir de kadınların aslında ne kadar manyak olduğunu da görüyoruz. Çok kibar adamlar kadınlara hep biraz itici geliyor sanırım. Vahşi, hayvanca bir yanı illa olması gerekiyor adamın. Belki de kadınların içinde de birer avcı ruhu var. Yemek için değil, evcilleştirmek için avlanıyor belki de kadın. O kibar Cem ilk kez küfretmeye başladığında Bilun neredeyse tahrik oluyor. Önce vahşileşmesi lazım ki Bilun onu evcilleştirebilsin. Tabii bir de bence ÇOK düzgün her insan sıkıcıdır. Biraz manyaklık, inişler çıkışlar bünyeye adrenalin yükler.

Bu arada bir de ex ex sevgililerinden biri de görümcesinin sevgilisi olarak aileye katılıyor. Her ne kadar bir Nişantaşı kadını olsa da Bilun, bu Dallas hayatı bünyesinde sarsıntılara yol açıyor.

Bir çoğumuzun yaşadığı gel gitler aslında Bilun’un başına gelenler. En güçlü gözükenlerimiz aslında en zayıf olanlarımızdır gibi klişe laflara girmeyeceğim. Hepimizin, herkesin kırılgan tarafları var. Güçlü gözükmeyi becerebilmek bile bir meziyet bence. “Poker face” olmak mesela bana büyük bir avantaj gibi gelir. Olaylar karşısında anlık tepkiler vermeyi sevmem. Bilun da biraz poker face ancak eğer koparsa tam kopuyor. Ancak ben insanların sonunu hiç düşünmeden konuşmalarını hem pek anlamıyorum, hem de pek tasvip etmiyorum. İnsan söyleyeceği şeyleri kibarca da söyleyebilir.

Bilun önceki nişanlısını da evlenmeye az bir zaman kala en yakın arkadaşı Cenda’ya kaptırmış, ondan sonra da hayatında bir çok şey zaten ters gitmiştir. Cenda nedeni belli olmayan bir şekilde sürekli Bilun’un kuyusunu kazmakta, bir kara bulut yada bir kabus gibi başına gelen veya gelebilecek her güzelliğin içine etmektedir. Gerçi Bilun sonunda onunla da hesabını kapatıyor ve bütün bu manyakça tavırlarının sebebini öğreniyor.


Dediğim gibi kitap çok keyifli. Sadece kitabın sonundan çok memnun kalmadım. Yok, Bilun’un yaptığı seçimi yargıladığımı düşünmeyin ama bence böyle bitmemeliydi. Seri devam edecekse bundan sonraki kitaplar aynı şevki uyandırır mı bilemiyorum.

24 Nisan 2013 Çarşamba

Süper Zeki Bir Kadının Über Salak Hikayesi


Süper Zeki Bir Kadının Über Salak Hikayesi - Arzum Uzun

Bir gazetede denk geldim bu kitaba, adına çok güldüm. Çünkü tüm iyi eğitimli, İstanbul'lu ve kurumsal yada büyük yerlerde çalışan kadınlar gibi ben de kendimi süper zeki bir kadın gibi tanımlayabilirdim :) Ve pek tabii ki arada süperliğin de ötesinde über salak olaylara karıştığım olmuştu :)

Aklımda bunlar ile aldım kitabı. Çok şanslıydım ki D&R'daki son kitabı aldım. Oldukça eğlenceli bir kitap. Kahramanımız harika bir tebrik yazısı aldığı gün ofisindeki öküzden az beri patronu tarafından işten çıkarılan Bilun'un o günlerde başına gelecek tek felaket ne yazık ki bu değildi.

Eğlenceli, bir çok yerde kendimizi bulduğumuz, günlük konuşma lisanına oldukça yakın yazılmış, hatta benim yerli yazarlarda pek denk gelmediğim şekilde küfürler de içeren bir kitap. Bridget Jones'un biraz daha sert hali gibi Bilun, ondaki naiflikten, beceriksizlikten eser yok Bilun'da. Becerikli, kafası çalışan, kazıklar yiyen ama dobralığını kaybetmemek için uğraşan, zaman zaman (hepimiz gibi) ağır arızaya bağlayan, arada dağıtan bir kadın Bilun.

Yazar Arzum Uzun'a internette bir bakarsanız, yazar olmaktan çok model olması gerekecek kadar güzel bir kadın göreceksiniz. Güzelliği kadar kalemi de insanı hoş yerlere sürüklüyor. Kitap "devam edecek" diye bitiyor.