30 Nisan 2018 Pazartesi

Romantika



Romantika'yı sanırım ilk kez Facebook reklamlarında gördüm. O kadar hoş bir yorum yazılmıştı ki Okunacaklar listeme kaydettim. Uzun bir süre süründü, alamadım. Ve sonunda annemle yaptığımız bir D&R ziyareti esnasında kitabı aldık. Önce annem okudu ve sonunda sıra bana geldi. 

Aslında ince romanları pek sevmem, bu 162 sayfa. Ama dedim ya çok azimliyim, çok meraklıyım, okuyacağım. Ve başladım.

Takipçilerim bilirler 600-800 sayfa arası bir kitabı bitirmem 5 gün sürer. 162 sayfa çıtır çerez tadında :) 3 güne uzamış olmasının sebebi gelen gidenin hiç bitmemesi ama hepsi iyi ki geliyorlar...

Aslında konu o kadar bilindik ki, evli bir adamın evli bir kadınla yaşadığı gizli aşk. Ama bir aşk bu kadar mı hoş anlatılır???

Memur kenti, gri, kasvetli sevmediğim Ankara'yı bile gözüme hoş gösterecek kadar hoş anlatılmış bir aşk hikayesi Romantika.

Kalabalık ailelerdeki gruplaşmalar, birbirine uymayan iki insanın mutsuz ve uyumsuz evliliğinin iz düşümleri, hiç bir şey aramazken bir anda avcunun içinde bulduğun, kimselere göstermeye kıyamadığın, gözünden sakındığın uğur böceği gibi bir aşk... Hayatı daha katlanılır kılan, her acıyı O'nu yanında hissetmenle unutturan, darbe döneminde içeriye alınıp işkence görürken bile O'nu merakta bırakmanın canını daha çok acıttığı bir aşk... 

(Buraya bu parantezi açıp şimdi aşkların durumunu söylemezsem çatlayacağım. Bu eski bir duvar yazısı ama bence şimdiki aşklar kesinlikle böyle "Sevgilim, senin için dağları deler, denizleri aşarım. Cumartesi görüşürüz (yağmur yağmazsa)." )

Gerçekten ihtilaldir aşk. Geldiğinde yeni bir dünyanın kurulduğu, bütün kuralların bozulduğu, değiştirildiği, rafa kaldırıldığı, yok sayıldığı... Mantığını kullanabiliyorsan aşık değilsindir zaten bence. Kullanabildiğin tek mantık hep O'ndan yana işler. O'ndan ayrılmak için, O'na hayır demek için değil ona koşmak için çalışır mantığın. 

Ne detaylarına girmek istiyorum, ne de karakterleri anlatmak. Öyle hoş, öyle büyülü ki bozasım yok. Romantika'yı okuyun diyorum sadece...

... Ve aşkla kalın

Arka kapak yazısı

'Romantika', Turgut Özakman'ın 'Korkma İnsancık Korkma'dan sonra, ikinci romanı.

Yine şaşırtıcı bir aşkın öyküsü. Bir aşk güzellemesi. 1960-1987 dönemine özgü çalkantılar. Sürprizler, oyunlar, dönüşümlerle dolu, gizemli bir ilişkinin gizli tarihi. Kuşaklar arası çatışmalar. Renkli, ilginç, şaşırtıcı karakterler. Kıvrak, akıcı, neşeli bir dil, yalın bir üslup.

Çok açılı bir anlatım tekniği, usta işi bir kurgu.

Konusu, kişileri, tekniği, kurgusu ile farklı bir roman.

...

Aşk keyifli bir işemedir! Metabolizma hastalığıdır! Afyondur! Köleliktir! Yanılsamadır!, Doğanın aldatmacasıdır! Aşk havuzunda kazlar yüzer. Yaşasın seks!"

...

"Kendinden başkasını sevmeyen, bedenini kutsayan, kafası yerine bilmemnesi ile düşünen birinin aşkı anlamasını, övmesini beklemenin, bir kurbağadan arya söylemesini istemek kadar gülünç olduğunu bilirim."

...

"Sevene yılan bile dokunmaz. Bu büyük ve önemli sözü daha duymamış olabilirsin. Çünkü az önce uydurdum. Ama bir gün kalbi olan herkesin, bu sözü benimseyeceğine inanıyorum."

...

"Olayları özel bir yöntemle not ettim. Aklını çalıştırırsan kolayca çözebilirsin."

..

"Her şey şu basit, çocukça, sefil işaretlerin içindeydi ve çözemiyorduk. Hani kolaydı baba?"

...

"Bir gün 'aşk ihtilaldir' demiştiniz. Bu sözün anlamını şimdi anlıyorum. Aşk gelince, gerçekten yeni bir dünya kuruluyormuş. İçimde, varlığından haberli bile olmadığım yeni duygular keşfediyorum. Eskiden göl balığıydım. Şimdi akıntıya karşı yüzen bir sazanım."

...

bin yıllık özlemle sarılmak istiyorum

rüyalarını bile kucaklamak için.










Sayfa Sayısı: 163




Baskı Yılı: 2000







Dili: Türkçe

Yayınevi: Bilgi Yayınevi


İlk Baskı Yılı : 2000


Sayfa Sayısı : 163


Dil : Türkçe


ISBN: 9789754948554

17 Nisan 2018 Salı

Diyet Endüstrisinin Sevdiği 10 Yalan



Yalan #1: Yemek problemdir.


Gerçek: Yemek problem değildir. Yemek ile olan ilişkiniz problemdir.


Yalan #2: Zayıflamak için açlıktan kıvranman ve kendini her şeyden mahrum etmen gerekir.


Gerçek: Zayıflamanın yolu daha fazla yiyerek metabolizmanı tetiklemekten geçer.

Yalan #3: Kilo vermek için belli bir çeşit yemek yemelisin.


Gerçek: Metabolizmanı anlayıp sana uygun şekilde beslenmelisin.


Yalan #4: Herkese uygun sihirli bir diyetim var.


Gerçek: Eğer diyetin metabolizmana uygun değilse çuvallarsın.


Yalan #5: Eğer çok kiloluysan bu çok yediğinden ve disiplin eksikliğinden.


Gerçek: Eğer çok kiloluysan çok az yiyorsun ve metabolizmanı zor kullanarak yenmeye çalıştığından.

Yalan #6: Öğün atlamakta sıkıntı yok, ama egzersizi asla kaçırma.


Gerçek: Egzersizi kaçırabilirsin ama asla öğün atlama.

Yalan #7: Sonucu görmek için pahalı spor içecekler, protein karışımları, sihirli donmuş yemekler yiyin.


Gerçek: Su ve basit yemekler insan vücudunu en iyi şekilde besler. Eğer kaliteli protein istiyorsan balık, tavuk, biftek veya yumurta ye. Sebze ve meyve ye.

Yalan #8: Yeni bir egzersiz yaklaşımı kilo kaybının anahtarını elinde tutuyor.


Gerçek: Bir Mutfak. İki Egzersiz. Egzersiz beslenme problemlerini asla düzeltmez veya karşılamaz.

Yalan #9: Bu yeni diyet mükemmel vücudun anahtarını elinde tutuyor.


Gerçek: Mükemmel vücut diye bir şey yoktur. Sadece senin vücudun var. Ona iyi bak, eğlen ve tadını çıkar.

Yalan #10: Şu yıldız kişi kilo kaybı için bizim diyetimizi kullandı. Kesin işe yarıyor.


Gerçek: O yıldız kişi o ürünün reklamı ve sadece kilosunu koruması için binlerce dolar para alıyor. Genellikle sağlıksız yöntemlerle. Sadece metabolizmana uyan diyetin işe yarama ihtimali var. Paranı koru.

(Dr. Phillip Goglia'nın yazısından derlenmiştir.)