Geçenlerde
Sertap'ın ilk kitabı ile ilgili fikirlerimi yazmıştım. Ancak fırsat bulup
ikinci kitabını da yazabildim bugün.
Yarın
Yeniden ilk kitabına göre çok çok daha etkileyici bir kitap olmuş. İlk kitapta
(bazı engellerden dolayı) veremediği duyguyu ben bu kitapta çok daha fazla
yakaladım. Çok daha iyi bir hikaye. İlk kitapta neredeyse sıfıra yakın olan
diyaloglar bu kitapta normale dönmüş ve bence can katmış.
Yine
her zamanki gibi öncelikle kitabın arka kapak yazısını paylaşayım;
Her
aşkın sonu hayal kırıklığı olabilir,
Umutla atılan her adımın sonu hüsran, yeni bir sabaha uyanmanın bedeli kederin ağırlığıyla geçen karanlık geceler de olabilir.
Bir sabah yatağından yeni bir hayata başlamak için uyanmak ise tüm bunların üstesinden gelebilecek tek sebeptir.
Çaresizliği ve yalnızlığı gözlerinden okunan Özlen'in de tek isteği, sevginin varlığıyla nefes alabileceği yeni bir hayattı. Hüsrtanla biten evliliklerinin, çocukluğunun ve bir aileye sahip olamamanın yaralarını taşıyan, varoluş savaşı hep hüsranla sonuçlanan Özlen, yarın yeniden başlayabilecek gücü ve cesareti kendinde bulabilecek mi?
Yarın Yeniden, hepimizin acısını sırtlanıyor aslında. Sertap Yar bizi yeni bir hayat için yazılmış, duygu dolu bir hikâyeyle baş başa bırakıyor.
Umutla atılan her adımın sonu hüsran, yeni bir sabaha uyanmanın bedeli kederin ağırlığıyla geçen karanlık geceler de olabilir.
Bir sabah yatağından yeni bir hayata başlamak için uyanmak ise tüm bunların üstesinden gelebilecek tek sebeptir.
Çaresizliği ve yalnızlığı gözlerinden okunan Özlen'in de tek isteği, sevginin varlığıyla nefes alabileceği yeni bir hayattı. Hüsrtanla biten evliliklerinin, çocukluğunun ve bir aileye sahip olamamanın yaralarını taşıyan, varoluş savaşı hep hüsranla sonuçlanan Özlen, yarın yeniden başlayabilecek gücü ve cesareti kendinde bulabilecek mi?
Yarın Yeniden, hepimizin acısını sırtlanıyor aslında. Sertap Yar bizi yeni bir hayat için yazılmış, duygu dolu bir hikâyeyle baş başa bırakıyor.
Aslında
yine bir biyografi gibi kitap. Özlen çok zor bir çocukluk geçirir. Çoraplarının
bile eski, karnının hep olduğu bir çocukluk. Annesi olmayan bir çocuk nasıl bir
çocukluk geçirirse öyle bir çocukluk işte. Babasından da korkan bir çocuk.
Babası
ile sorunları olan her kız çocuğu gibi erkeklerle ilişkilerinde sorunlar
yaşıyor. Kayınvaldeden yana yüzü gülüyor ancak koca da iş olmayınca o da
evliliği kurtarmaya yetmiyor bir yerden sonra. Kocası Emir birlikteyken
kendisini el üstünde tutsa da sürekli geç gelmeleri ve neredeyse artık ayan
beyan olan aldatmaları Özlen'i zorlar. Hangi kadını zorlamaz ki? En sonunda
kocasının aldattığını bariz bir şekilde yakaladığında hamile haliyle bir de
dayak yer.
Kocası
kendisini affettirmek için senelerdir kayıp olan, kendi hayallerinin peşinden
koşan annesini bulmak için söz verir Özlen'e. Bilemez ki bu evliliklerinin
sonunu getirecek darbedir.
(Blogumu
yeni takip edenler için bu notu her seferinde eklemek durumundayım; kitabın
sonu ile ilgili bilgi var, okumayı planlayanlar ona göre okusunlar :) )
Özlen'in
annesi kızını daha sonra yanına aldıracağı düşüncesiyle istediği, özlediği
hayatı yaşamak için kaçmış, bu arada bir kız sahibi daha olmuş ve yine aynı
fikirle onu da terk etmiş. Baba tarafından terk edilmek de koyar tabii ama anne
tarafından terk edilmek, annenden istediğin sevgiyi alamamak insanı çok daha
kötü etkiler bence. Özlen kendi bebeğini bekleyen bir
kadın olsa da terk edilmişliğin kinini üzerinden atamamış bir çocuktu
hala. Ama yine de kıyamaz annesine. Belki de annesinden çok kendisine.
Görüşmeye başlarlar.
İyi
kötü geçen yıllardan sonra Emir çapkınlıklarına devam etmektedir. Özlen İzmir'e
annesinin yanına gidip bir süre kaldıktan sonra kocasına süpriz yapmak için
habersiz döner. Aldatmayı hobi edilmiş bir kocaya yapılabilecek en kötü süpriz
işte. Eve girdiğinde yatağında kuaförüyle basar kocasını. Emir bunca sene
yakalana yakalana yüzsüzleşmiştir tabii. "İkinize de bakabilirim."
der. Ama özlen bunu kabul etmez.
Kendine
yeni bir hayat kurmaya çalışır. Annesinin de telkinleriyle kendisine rahat bir
hayat sunacak olan bir adamın metresi olmayı kabul eder. Bu sefer Özlen aldatan
taraf olmuştur. Adam zaten evli olduğundan fazla müdahale edemez bunlara.
Kalbini çarptıran bir adam gelir bir gün Özlen'in dükkanına.
Ama
hayat ne zaman planlandığı gibi gitmiş ki? Bir kaç görüşmeden sonra yine bir
süpriz sonucu adamın bir kaç gün önce evlenip balayına gitmiş olduğunu
öğrenir.
Bu
sefer kendinden çok daha genç birisi çıkar karşısına. Parasız pulsuz ama sevgi
doludur. Bu arada Emir'den olan kızı Su ile bu evlilik yüzünden bir anlaşmazlık
yaşa da annesi ile yaşadıklarını Su'ya yaşatmamak için elinden geleni
yapar.
Ve
bütün olanlardan sonra Su'yu evlendirmeden önce bir iç hesaplaşma yaşar. Son
kocasından, genç olandan henüz boşanmamıştır ama Özlen'in kazandığı her şeyi
Melih'in yanlışları yüzünden kaybetmiş olmaları ilişkilerini bozmaya başlamıştır.
Yeni günler Özlen'i beklemektedir. Yarın her şey yeniden başlayacaktır ne de
olsa...
Şimdi son kitabı Sevgisiz'i okumak için sabırsızlanıyorum. Arkadaşım olmanın ötesinde hem Türk, hem de kadın bir yazar olması ve sadece bir kitapta bile bu kadar gelişme göstermiş olması okunmayı ve takip edilmeyi hak etmesi anlamına geliyor benim için.

İpek'ciğim çok teşekkürler..Sevgimle..
YanıtlaSil