Bu
kitabı sanıyorum Ayşe Arman önermişti. Uzunca bir süre alınacaklar listemde
tuttuktan sonra, sonunda almayı başarabildim.
Yazarımız
tüm Türkiye’nin çok çok iyi tanıdığı Altan Erbulak’ın kızı. Çok Şekerli Ölüm,
Limoni Ölüm, Ödüllü Ölüm isimli 3 polisiye romanı daha olmasına rağmen hala
kutsal bilgi kaynaklarımızdan Wikipedia’da yer almamış olması çok ilginç.
Kendisi ile ilgili en detaylı bilgiye sanırım kitabın girişinden
ulaşabiliyoruz. Yine gazetecilik kökenli bir yazar. Aynı zamanda tiyatrocu ve
oyuncu. Ayrıca Norveç’e göç edip 11 yıl 2 ayrı tiyatro oyununda yer almış. Bu
aralar Türkiye’de kadınların da stand-up yapabileceğini ispatlamaya
çalışıyormuş.
Kitaba
gelirsek... Birincisi benden en yüksek puanı kitabın girişinde verdiği
karakterler özeti ile kaptı. Küçücük bir kim kimdir sayfası. Bence tüm
kitaplarda olmalı. Hatta seri kitaplarda mutlaka bir önceki kitabın kısa özeti
de yer almalı. Çünkü benim gibi çok okuyanlar için seri kitabı eğer peşpeşe okuyamamışsan
olaylar biraz karışabiliyor.
Bir
defa romanın kısa olması sıkılmayı engelliyor. 500-600 sayfalık kitaplardan
sonra 214 sayfa benim sadece 2 günümü aldı.
İsminden
de anlaşılacağı gibi tabii ki bir cinayet romanı. Sıkı bir, pardon üç cinayetle
başlıyor. Kahramanlarımız alışık olduğumuz gibi gençlerden oluşmuyor ancak
güzel/yakışıklı insanlar var. Okurken bir şeyler hissediyorsunuz olayın
gidişine dair ancak bir yaz esintisi gibi, varla yok arası. Cinayet masası
komiseri Deniz daha önceki üç kitabında da baş karakter olarak yer almış. Belki
önceki kitapları okumuş olsaydım olayların gidişatı hakkında biraz daha fikir
sahibi olurdum belki.
Deniz
kadınlardan yana pek yüzü gülmemiş bir adam. 2 tane kızı var ancak ilk eşi
alkol sorunu olan ve Deniz’i aldatarak başka bir adama giden, ancak mutlu
olamayan, birlikte olduğu sürekli değişen bir kadın. Kızı Deniz ile birlikte
yaşıyor. Diğer kızı ise Deniz’in onayı olmadan peydahlanmış bir çocuk. Ancak
Deniz başka erkekler gibi davranmak yerine kızı olduğunu öğrendikten sonra onu
sahiplenmek istiyor ama bu sefer de anne sorun çıkarıyor.
Cinayetler
biraz Dexter tarzı. Öldürülen insanlardan biri küçük erkek çocuklara tecavüz
eden bir sapık, bir tanesi evlatlık olduğunu bilmeyen kızına tecavüz eden bir
adam. Kısacası adaletin hukuki şekillerde yerine gelmediği, gelemediği
durumlarda bu işi bütün bunlara dayanamayan bir kişi üstlenebilir, ilahi
adaletin yerini bulması için...
Kitabı
okumaya niyeti olanların buradan sonrasını okumaması gerekiyor, çünkü kitabın
sonu ile ilgili bilgi vereceğim.
Kitabın
başında olgun yaşlarındaki ancak taş gibi bir hatun olan Emine bir arkadaşının
kızının düğününe gidiyor. Tuvaleti ararken koruda kaybolup bir eve bir binaya
geliyor. Ancak içeri girdikten sonra garip bir şeyler olduğunu fark ediyor.
Damat 2 garip adamla konuşmakta ve gelinin üzerinden yapacakları
kaçakçılıklardan bahsetmektedirler. Emine bir kenara saklanıp gözükmemeye
çalışırken damat diğer 2 adamı öldürür. Ve bir şekilde damat onu da fark eder.
Kaçmaya çalışırken ayakkabısının topuğunu damada saplar ve damadı öldürür. Ancak
daha önce, taa lise yıllarındayken bir ölüm olayına karışıp arkadaşıyla
birlikte olay sonuçlanıncaya kadar hapis yattığından olayı kimseye söyleyemez.
Ancak okul zamanından beri görüştüğü bir grupları vardır. Birlikte hapis
yattığı arkadaşı da bu gruptadır ve sadece ona söyler. Sonra cinayetler başlar.
İlk cinayet erkek çocuklarına tecavüz eden bir adamdır. Daha sonraki ise yaşlı
bir çifttir, adam evlatlık kızlarına tecavüz etmekte, kadın bunu bilmekte ancak
ses çıkartmamaktadır. Ekip ikisini de öldürüp kedi köpeklere mama olarak
dağıtır.
Damat,
yanındaki 2 tane adam, oğlancı sapık, ensest sapık ve eşi etti mi size 6
cinayet.
Bu
arada Deniz ile Emine arasında da bir şeyler olmaktadır. Bir çekim, bir
elektrik, bir buluşma... Ama elle tutulur bir şey çıkmaz bir türlü ortaya.
Son
3 cinayet ise direkt Deniz ile alakalıdır. Alkolik karısı, karısının sevgililerinden
biri ve ikinci kızının annesi.
İlk
3 cinayet tamamen farklı sebeplerle işlenmiş cinayetler. Sonraki 3 cinayet
adalet yerini bulsun diye işlenmiş cinayetler. Ancak Deniz’in işlenmesine sebep
olduğu 2 kızının annelerinin öldürülmesi ve sonunda da onları öldüren eşinin
eski sevgilisinin öldürülmesi bence hiç adaletli olmamış.
İkinci
gruptaki 3 cinayetin işlenmesinde de Deniz’in parmağı, daha doğrusu yaptığı
şantajların sebep olduğunu öğrenmek şaşırtıcıydı. Yukarıda bahsettiğim yaz
esintisi buydu. Sanki Deniz olayın içindeymiş gibi bir anlık bir şey
hissediyorsunuz ancak o kadar hızlı geçip gidiyor ki emin olamıyorsunuz.
Deniz
düğündeki olayı çözmüş ve bu eski liseli arkadaşları adaletin yerini bulması
için kullanmaya karar vermiş. Oğlancı sapığı aslında sadece korkutacaklarken
olaylar tamamen ters gitmiş ve ölümüne sebep olmuşlardır. Yaşlı çiftin ise bunu
kesinlikle hak ettiğini düşünmektedir. Ancak ekip bu çiftten sonra ne yaparsa
yapsın bir daha Deniz ile çalışmayacağını bildirmiştir. Deniz’in elinde ekibin
iş üstündeyken kaydedilmiş bir videosu da vardır.
Deniz
son olay için Emine’den son bir yardım istemiştir. Bu arada Deniz Emine ile
birlikte bir hayat düşünmektedir. Ancak eşlerinin ortadan kaldırılması işini
hallederken Emine boş durmamış ve olayları kaydetmiştir, Deniz’in bir daha
kendilerinden bir şey istemelerine engel olmak için... Ve böylece Emine – Deniz
aşkı da suya düşer ve kitap da burada biter.
Ama
tabii ki “Belki devamını da yazarım...” düşüncesi yazara “Peki ya bundan sonra
durabilecek miydi?” cümlesini yazdırmış J

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder