1 Eylül 2014 Pazartesi

DOKUZ ODA CİNAYETLERİ – AYŞE ERBULAK


Bu kitabı sanıyorum Ayşe Arman önermişti. Uzunca bir süre alınacaklar listemde tuttuktan sonra, sonunda almayı başarabildim.

Yazarımız tüm Türkiye’nin çok çok iyi tanıdığı Altan Erbulak’ın kızı. Çok Şekerli Ölüm, Limoni Ölüm, Ödüllü Ölüm isimli 3 polisiye romanı daha olmasına rağmen hala kutsal bilgi kaynaklarımızdan Wikipedia’da yer almamış olması çok ilginç. Kendisi ile ilgili en detaylı bilgiye sanırım kitabın girişinden ulaşabiliyoruz. Yine gazetecilik kökenli bir yazar. Aynı zamanda tiyatrocu ve oyuncu. Ayrıca Norveç’e göç edip 11 yıl 2 ayrı tiyatro oyununda yer almış. Bu aralar Türkiye’de kadınların da stand-up yapabileceğini ispatlamaya çalışıyormuş.

Kitaba gelirsek... Birincisi benden en yüksek puanı kitabın girişinde verdiği karakterler özeti ile kaptı. Küçücük bir kim kimdir sayfası. Bence tüm kitaplarda olmalı. Hatta seri kitaplarda mutlaka bir önceki kitabın kısa özeti de yer almalı. Çünkü benim gibi çok okuyanlar için seri kitabı eğer peşpeşe okuyamamışsan olaylar biraz karışabiliyor.

Bir defa romanın kısa olması sıkılmayı engelliyor. 500-600 sayfalık kitaplardan sonra 214 sayfa benim sadece 2 günümü aldı.

İsminden de anlaşılacağı gibi tabii ki bir cinayet romanı. Sıkı bir, pardon üç cinayetle başlıyor. Kahramanlarımız alışık olduğumuz gibi gençlerden oluşmuyor ancak güzel/yakışıklı insanlar var. Okurken bir şeyler hissediyorsunuz olayın gidişine dair ancak bir yaz esintisi gibi, varla yok arası. Cinayet masası komiseri Deniz daha önceki üç kitabında da baş karakter olarak yer almış. Belki önceki kitapları okumuş olsaydım olayların gidişatı hakkında biraz daha fikir sahibi olurdum belki.

Deniz kadınlardan yana pek yüzü gülmemiş bir adam. 2 tane kızı var ancak ilk eşi alkol sorunu olan ve Deniz’i aldatarak başka bir adama giden, ancak mutlu olamayan, birlikte olduğu sürekli değişen bir kadın. Kızı Deniz ile birlikte yaşıyor. Diğer kızı ise Deniz’in onayı olmadan peydahlanmış bir çocuk. Ancak Deniz başka erkekler gibi davranmak yerine kızı olduğunu öğrendikten sonra onu sahiplenmek istiyor ama bu sefer de anne sorun çıkarıyor.

Cinayetler biraz Dexter tarzı. Öldürülen insanlardan biri küçük erkek çocuklara tecavüz eden bir sapık, bir tanesi evlatlık olduğunu bilmeyen kızına tecavüz eden bir adam. Kısacası adaletin hukuki şekillerde yerine gelmediği, gelemediği durumlarda bu işi bütün bunlara dayanamayan bir kişi üstlenebilir, ilahi adaletin yerini bulması için...

Kitabı okumaya niyeti olanların buradan sonrasını okumaması gerekiyor, çünkü kitabın sonu ile ilgili bilgi vereceğim.

Kitabın başında olgun yaşlarındaki ancak taş gibi bir hatun olan Emine bir arkadaşının kızının düğününe gidiyor. Tuvaleti ararken koruda kaybolup bir eve bir binaya geliyor. Ancak içeri girdikten sonra garip bir şeyler olduğunu fark ediyor. Damat 2 garip adamla konuşmakta ve gelinin üzerinden yapacakları kaçakçılıklardan bahsetmektedirler. Emine bir kenara saklanıp gözükmemeye çalışırken damat diğer 2 adamı öldürür. Ve bir şekilde damat onu da fark eder. Kaçmaya çalışırken ayakkabısının topuğunu damada saplar ve damadı öldürür. Ancak daha önce, taa lise yıllarındayken bir ölüm olayına karışıp arkadaşıyla birlikte olay sonuçlanıncaya kadar hapis yattığından olayı kimseye söyleyemez. Ancak okul zamanından beri görüştüğü bir grupları vardır. Birlikte hapis yattığı arkadaşı da bu gruptadır ve sadece ona söyler. Sonra cinayetler başlar. İlk cinayet erkek çocuklarına tecavüz eden bir adamdır. Daha sonraki ise yaşlı bir çifttir, adam evlatlık kızlarına tecavüz etmekte, kadın bunu bilmekte ancak ses çıkartmamaktadır. Ekip ikisini de öldürüp kedi köpeklere mama olarak dağıtır.

Damat, yanındaki 2 tane adam, oğlancı sapık, ensest sapık ve eşi etti mi size 6 cinayet.

Bu arada Deniz ile Emine arasında da bir şeyler olmaktadır. Bir çekim, bir elektrik, bir buluşma... Ama elle tutulur bir şey çıkmaz bir türlü ortaya.

Son 3 cinayet ise direkt Deniz ile alakalıdır. Alkolik karısı, karısının sevgililerinden biri ve ikinci kızının annesi.

İlk 3 cinayet tamamen farklı sebeplerle işlenmiş cinayetler. Sonraki 3 cinayet adalet yerini bulsun diye işlenmiş cinayetler. Ancak Deniz’in işlenmesine sebep olduğu 2 kızının annelerinin öldürülmesi ve sonunda da onları öldüren eşinin eski sevgilisinin öldürülmesi bence hiç adaletli olmamış.

İkinci gruptaki 3 cinayetin işlenmesinde de Deniz’in parmağı, daha doğrusu yaptığı şantajların sebep olduğunu öğrenmek şaşırtıcıydı. Yukarıda bahsettiğim yaz esintisi buydu. Sanki Deniz olayın içindeymiş gibi bir anlık bir şey hissediyorsunuz ancak o kadar hızlı geçip gidiyor ki emin olamıyorsunuz.

Deniz düğündeki olayı çözmüş ve bu eski liseli arkadaşları adaletin yerini bulması için kullanmaya karar vermiş. Oğlancı sapığı aslında sadece korkutacaklarken olaylar tamamen ters gitmiş ve ölümüne sebep olmuşlardır. Yaşlı çiftin ise bunu kesinlikle hak ettiğini düşünmektedir. Ancak ekip bu çiftten sonra ne yaparsa yapsın bir daha Deniz ile çalışmayacağını bildirmiştir. Deniz’in elinde ekibin iş üstündeyken kaydedilmiş bir videosu da vardır.

Deniz son olay için Emine’den son bir yardım istemiştir. Bu arada Deniz Emine ile birlikte bir hayat düşünmektedir. Ancak eşlerinin ortadan kaldırılması işini hallederken Emine boş durmamış ve olayları kaydetmiştir, Deniz’in bir daha kendilerinden bir şey istemelerine engel olmak için... Ve böylece Emine – Deniz aşkı da suya düşer ve kitap da burada biter.


Ama tabii ki “Belki devamını da yazarım...” düşüncesi yazara “Peki ya bundan sonra durabilecek miydi?” cümlesini yazdırmış J

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder