10 Temmuz 2014 Perşembe

AHMET ÜMİT - 3 KİTAP BİRDEN



Uzun bir ara oldu paylaşım yap(a)mayalı, ama bu arada üç tane kitap bitirdim.
Patasana ile başlayan Ahmet Ümit serüveni bir arkadaşımın 3 kitabını daha getirmesiyle devam ediyor.

İstanbul Hatırası, Sultanı Öldürmek ve Beyoğlu’nun En Güzel Abisi.

İstanbul Hatırası ile başladım okumaya. Sarayburnu’ndaki Atatürk heykelinin dibinde ellerinin arasında antik bir sikke bulunan bir ceset bulunur. Başkomiser Nevzat ve komiser Ali’ye verilir soruşturma. Zeynep ise laboratuardan onlara yardımcı olur. Daha ilk cinayeti araştırmaya başlarlarken cinayetler devam eder. Bir hafta boyunca her gün akşam bir ceset bulunur. Tarihi İstanbul’un en tarihi köşelerinde, her biri birer hükümdara kurban edilmiş gibi.

Süpriz sonları severim. Katilin en başından beri burnunun dibinde olduğu ama hiç aklından bile geçirmediğin kişinin katil çıkması, o heyecanı kitabın sonuna kadar taşıyabilmek keyiflidir. Bunda da aynı hissi yakalayabildim. Genel değerlendirmeyi sona saklayacağım ama.

Sultanı Öldürmek yine aynı tarihi dokuda geçiyor. İstanbul’un en güzel köşeleri ve kendi tarihimiz hakkında çok keyifli bilgiler alıyoruz. Bu açıdan biraz Dan Brown kitapları gibi. Ancak ben çok fazla detaylarda boğulmayı sevmediğimden bazı noktaları biraz daha kısa kesebilirmiş gibi geldi bana. Öyle noktalar oldu ki iş neredeyse cinayet romanı değil tarih dersi kıvamına geldi.

Başrolde yine Başkomiser Nevzat ve ekibi var. Bu sefer konu biraz daha ilginç. Yine bir cinayet var ancak gözlerini cinayet mahallinde açan, oraya nasıl geldiğini hatırlamayan Müştak Serhazin var bir de. İyi bir tarihçi olan Müştak iri yarı, hayatı boyunca bir tek kadını sevmiş onu da Amerika’ya kaptırmış, seneler boyunca ondan haber alamamış, sakin hatta kendi halinde, içine kapanık bir adam. Bir de rahatsızlığı var; zaman zaman kendini kaybediyor. Bu süre içinde de ne yaptığını hatırlayamıyor. Psikolojik bir rahatsızlık.

Pek sevmem böyle adamları. Risk almaktan korkan, içindeki korkulardan ve kendini küçük görmekten gözünün önündekini bile kimi zaman doğru yorumlamaktan aciz insanlar. İyi niyetli ama sosyal olmaktan kaçan. Yaptığı işi çok iyi yapan ama ondan bile bir türlü emin olamayan... Ama bu karakteri Ahmet Ümit’in çok güzel oturtmuş olduğu bir gerçek.

Bu kitabın sonundaki süpriz beni çok sarmadı. Çok daha sansasyonel bir son olabilirdi çünkü çok daha müsait gördüğüm ve altına çok güzel bir senaryo yazılabilecek birisi daha vardı. Bu yazının sonuna ekleyeceğim, kitabı okumamış olanlar ve okumayı düşünenlerin bilgisine.

Üçüncü kitap Beyoğlu’nun En Güzel Abisi. Cinayet ekibimiz yine aynı; Başkomiser Nevzat, Komiser Ali ve Komiser Zeynep. Yine görgü tanığı olmayan bir cinayetin peşindeyiz. Beyoğlu’nda bir yılbaşı gecesi elinde silah olmasına rağmen uzaktan atılan bıçakla öldürülen mafyavari bir adamın ölümünü araştırdık.

Ahmet Ümit bu kitapta biraz Alfred Hitchcock’vari bir yöntem izlemiş ve kitapta kendisine de yer vermiş.

Her üç kitabın da kahramanlarının da aynı olması bir tanışıklık, akrabalık hissi gibi sarıyor insanı. Başkomiser Nevzat ve Komiser Ali iyi polis kötü polis oyununu çok iyi oynuyorlar. Ali deli fişek bir delikanlı, Nevzat ise feleğin sillesini yiyerek olgunlaşmış, sağduyu sahibi olmuş bir adam. Zeynep ve Ali arasında belli belirsiz bir aşk var. Ve bütün bunlara baktığım zaman bu üçlü bana birilerini hatırlatıyor. Daha ilk kitapta kapıldım bu hisse, okudukça daha belirgin hale geldi. KANIT dizisi, Başkomiser Orhan, Komiser Selim ve kriminal laboratuvardan onlara destek olan Gamze. Hani eski Adli Tıp’ın başında olan Sevil Atasoy’un da yer aldığı dizi. 3 kitabı da onları izlermiş gibi okudum, itiraf ediyorum.

Üç kitabın da olmazsa olmazı ilk cinayeti daha çetrefilli hale sokacak en az bir cinayet daha işlenmesi ki bunu Patasana’da da görmüştüm.


4 kitabın neticesinde; Ahmet Ümit benim tarzım mıdır? Ufak tefek aksayan yönleri var bana göre. Genelini sıkılmadan okuyabiliyorum  ancak tıkanma noktaları var. Üst üste 3 cinayet kitabı okuduktan sonra en azından bir süreliğine Ahmet Ümit’e ara veriyorum. 

(Not: Sultanı Öldürmek'te teyze kızından da katil olabilirdi. Üstelik de altına hem gayet hastalıklı bir aşk ve manyak psikolog hikayesi çıkardı bence. Yada Ahmet Ümit bunu daha sonra değerlendirmek üzere bir kenara kaydetsin. Bence o teyze kızında çok potansiyel var :)  )

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder