25 Ekim 2013 Cuma

BEATRICE - KÖTÜ TOHUM



Yine Philippa Gregory, yine bir solukta okumak için kıvrandıran ama bitmesin istenen bir roman. Tam bir sevgi-nefret kardeşliği.

Öncelikle kitap 763 sayfa. Yani boş zamanlarında takoz olarak görev yapabilecek kapasiteye sahip. Ama okuduktan sonra takoz yapmaya kıyabilir misiniz bilemem.

Phillpa Gregory üçleme yazmayı seviyor. Beatrice de Wideacre serisinin ilk kitabı. 18. Yüzyıl İngiltere’sinde geçiyor. Zamanımızdan da çok çok uzak değil. Hikaye İngiltere’nin en güzel topraklarından birinde geçiyor. Wideacre topraklarına sahip bir ailede doğan Beatrice’in hikayesi bu. Çocukluğundan başlayarak sonuna kadar gideceksiniz onunla. Kimi yerde bir kız çocuğu olmanın ne kadar zor olduğunu göreceksiniz, kadınlara yapılan haksızlıklara sahip olacaksınız. Neden sadece önümüzde pipimiz yok diye bu kadar saçma adetlerle, törelerle bu dünyanın şekillenmiş olduğunu düşüneceksiniz. Sonra kitabın sertliğinin arasında fırsat bulabilirseniz İngiltere’nin bu sorunları çoktan çözmüş olduğunu ama 21. Yüzyılda ülkemizde hala neden yaşadığımızı sorgularsınız.

Beatrice sahip olduğu topraklara aşık. Toprakla birlikte nefes alıyor, yağmurla birlikte ağlıyor, ekinleriyle büyüyor. Ama o büyüdükçe işler karışıyor. Tabii aslında, işlerin karışmadığı hiç roman okudunuz, film seyrettiniz mi? Ne kadar kötü ki; mutluluğun anlatılabilecek hiç bir yeri bulunamamış.

Beatrice’in problemi bir miras sorunu. O zamanın şartlarına göre baba öldükten sonra her şey erkek evlada kalıyor. Beatrice ise Wideacre’ı topraktan fazla anlamayan beceriksiz abisine bırakmamak için elinden ne gelirse yapmaya kararlı. İşte o zaman görüyorsunuz isteklerimizin nasıl korkularla çevrili olduğunu, o korkuların nasıl bizim içimizdeki kötülüğü ortaya çıkarttığını, o kötülüğün nasıl gözümüzü kararttığını ve insanı mahva sürükleyebildiğini. En başta sevdiğiniz Beatrice’den bir süre sonra nefret etmeye başlayacaksınız. Bir insan, bir kadın tüm bunları nasıl yapabilir diyeceksiniz. Ama elinizden bırakamayacaksınız. Beatrice – Kötü Tohum sizi de esir alacak. Eğer okuduysanız, Terzi romanındaki gibi. Sarsıcı, sert...


İkinci kitap Julia’yı da aynı hislerle okudum. En kısa sürede onu da yazacağım size. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder