11 Ocak 2013 Cuma

Akıl Labirenti


AKIL LABİRENTİ

Marcus Sakey yazar olmadan önce Atlanta’da bir grafik şirketi yönetiyormuş. Türkçe’ye çevrilmiş tek kitabı Akıl Labirenti (The Two Deaths of Daniel Hayes) haricinde diğer üç kitabı (At the City’s Edge, The Blade Itself ve Good People) şu anda sinemaya uyarlanmaktadır. Kitapları Anthony, Barry, Macavity, Strand Critics Circle, Readers Choicea aday gösterilmiş; Crimespree, Dilys, Crime Shot ve ITW Thriller ödüllerini ise kazanmıştır.

Suç üzerine romanlar yazan Marcus Sakey cinayet dedektiflerini, çete polislerini izlemiş ve askerler ile röportajlar yapmıştır. Romanlarını inanılır ve gerçekçi kılan da bu yönleri sanıyorum.

Kitaba gelince, konu gayet akıcı. Heyecan insanı sürüklüyor ve bir sonraki sayfada ne olacağını merak ederek okunuyor. Amerika’nın önde gelen basın kuruluşları tarafından yapılmış yorumlar kitabı okumak için gerekli motivasyonu sağlıyor. Ancak beklentiyi çok fazla yükseltmek sonunda biraz hayal kırıklığı yaratmıyor değil. “Tüyler ürpertici” yorumunu yazan Entertainment Weekly ve “Zihni zorlayacak” yorumunu yazan New York Times hiç Stephen King veya Grange okumamış sanırım. Ancak kitap yine de beklentilerimi karşıladı diyebilirim. Daniel’ın karısı ile olan ilişkisinin veriliş şekli sıcacık duygular uyandırıyor. Beni çok etkileyen iki cümleyi de sizlerle aşağıda paylaşmak istedim.

Bu bir haftada öğrendiğim bir şey varsa, o da kim olmak istiyorsan o olduğun. Her an, her saniye. Geçmiş geçmişte kaldı. Hatırladıklarınsa ancak rüyaların kadar gerçek. Gerçek olan tek şey, doğru olan tek şey şu an. Hepsi bu. (Akıl Labirenti sf:326 / Marcus Sakey)

Anlar sadece işlerin o noktaya nasıl geldiğini anlatırken kullandığımız hikayeler. (Akıl Labirenti sf:346 / Marcus Sakey)

Kitabın Yazarı :  Marcus Sakey (www.marcussakey.com)
Kitabın Çevirmeni :  Dilan Toplu
Kitabın Yayınevi :  Koridor Yayıncılık 


Arka Kapak Yazısı
Akıl Labirenti okuyucuları çözümü zor ama heyecan dolu bir mantık oyununa davet ediyor 
Kim olduğunuzu unutsaydınız kim olurdunuz?
Adam gözlerini açar, çıplak ve üşümüş ve boğulmak üzeredir. O ıssız okyanus kıyısında ondan başka kimse yoktur.
Tek hayat belirtisi az ilerideki içi boş bir BMWdir. Bu pahalı arabada üstüne tam oturan bir kıyafet, hırpalanmış haldeki ayaklarına uyan bir çift ayakkabı, Rolex saat ve Daniel Hayes adına kayıtlı bir araba ruhsatı bulur.
Ancak bir sorun vardı. Kim olduğunu, orada ne yaptığını hatırlamıyordu. Geçmişi, anıları, pişmanlıkları silinip gitmişti. Hatırlayabildiği tek şey bir kadın yüzüydü. Onun kim olduğunu bulmaktan başka çaresi yoktu. Birden bu kadının hayali onun evi, dünyası, umudu olmuştu. Ve belki de kendine geri dönüşünün tek yolu. Ancak bu yol onu soğuk bir gerçeğe götürecekti: Oraya gittiğinde karşılaşacağı bu gerçek karşısında, akıl labirentinden çıkmak hiç de kolay olmayacaktı.
Farkında olmadığı şey ise; o geçmişinin peşindeyken, tüm ülke de onun peşindeydi.

AKIL LABİRENTİNE ÖVGÜLER

Sakey’i farklı kılan, onun detaycılığı, zekası, tutkusu ve heyecanı. Bu
 kitap akıllıca yazılmış satırlardan çok daha fazlası. Lee Child.

Hikaye sizi anında içine çekecek... Uykusuz gecelere hazır olun. Chicago Sun-Times

Tüyler ürpertici.  Entertainment Weekly

Sonuna kadar zihninizi zorlayacak, sürükleyici bir gerilim.  New York Times

Sakey bu
 kitapla ne kadar müthiş bir yazar olduğunu kanıtladı. Olağanüstü bir eser. Michael Connelly

Mükemmel. The Huffington Post

Kitaba yatmadan önce başlayacaksanız, uykuyu unutun. Chicago Tribune

Gerilimi sürekli hissedeceğiniz, keskin dönüşlere sahip bir kitap. Tek kelimeyle sarsıcı. Library Journal

Kitabın başından kalkamayacaksınız. Gillian Flynn

Travmatik bir olay sonucu gelişen kedi fare oyunu. The Oregonian

Bu romanı okurken aynı anda hem James Cameron filmi izliyor hem de duygusal bir Alanis Morisette şarkısı dinliyormuş gibi hissedebilirsiniz. Sakey zoru başardı ve gerçek bir yıldız oldu.   Crimespree

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder